Peyamaazadi > Mijarên Taybetî
Sevê Evin Çiçek – Kasaplar Deresine 100 den fazla Kürt gencinin cesedi atıldı !
1984’den itibaren öldürülen 100 den fazla Kürt, Siirt merkez de çöplük olarak kullanılan Kasaplar Deresi ‘ne (Newala Qeseban) atıldılar.
Libya’ya emperyalist saldırı: Garp cephesinde yeni bir şey yok…
Emperyalist hesapları ve planları boşa çıkarmak, saldırının muhatabı olan kitlelerin iradesi dahilindedir ve ellerinin armut toplamadığını göstermeleri de imkânsız değildir… Son bir şey daha, Libya’ya emperyalist saldırı, Tunus ve Mısır halklarının yaktığı ateşi söndüremeyecek…
Din Kardeşliği
Kürtlerin ve Kürdistan’ın bölünmesi, parçalanması ve paylaşılması Türk aydınları tarafından bilince çıkarılan bir konu mudur? Bunu, Nur Vergin Hoca’dan önce, şüphesiz Kürtlere sormak gerekir. PKK yöneticilerine, Barış ve Demokrasi Partisi yöneticilerine, Demokratik Toplum Kongresi yöneticilerine, KCK yöneticilerine sormak gerekir. Zira bu kesimler, “biz bölücü değiliz…” deyip duruyorlar.
Cumhuriyet Kürtlere Ne Kazandırdı?
Osmanlı yönetimi döneminde Kürtlerin, dilleriyle, kimlikleriyle ciddi sorunları yoktu. Örneğin, 1890’ların sonlarında, 1900’lerin başlarında, Kürtistan, (1898) Kürt Teavün ve Terakki Cemiyeti Gazetesi, (1908) Şark ve Kürtistan (1908), Kürtistan (1908), Amid-i Sevda (1909) Peyman (1900), Rojî Kürt (1913), Yekbûn (1913) Hetewe Kurd (1914), Jîn (dergi, 1918) Kurdistan (1919) Jîn (rojname, 1919) gibi dergiler ve gazeteler çıkıyordu. Bu gazetelerin ve dergilerin çoğunluğu İstanbul’da çıkıyordu. Diyarbakır’da yayımlanan dergiler de vardı . Kürt Azm-i Kavi Cemiyeti, Kürt Talebe Hevi Cemiyeti gibi dernekler vardı. Bunlar legal yayınlar, legal kuruluşlardı. Bunlar hakkında zaman zaman soruşturmalar açılsa, yasaklamalar yapılsa da legal yayınlar, legal kuruluşlardı.
Awayên Dewletên Nûjen: Konfederal, Federal, Otonom, Unîter
Li ser awayên dewletan em gelek caran sergêjîyê dibînin, ku têgînên wek konfederason, federasyon,otonomî û unîter ên li ser awayên dewletên nûjen ji dewsa hev tên bikaranîn, tên tevlihevkirin, an jî naverokên çewt, ne eleqedar li wan tên barkirin
Aydınlar…
PKK, örgütlerinin isimlerinde, yazılarında, konuşmalarında, “demokratik” sözcüğünü çok kullanıyor. Bu sözcüğü çok kullanarak demokrat olduğu izlenimini yaratmaya çalışıyor. Demokratik ulus, demokratik vatan, demokratik özerklik vs. sözcüklerini sık sık kullanarak demokrat olamazsınız.
Bir Referandumun Ardından…
Bir sıcak yaz daha referandum tantanasıyla geçti. İktidar ve muhalefet partilerinin liderleri, anayasa değişiklik paketine neden evet ve neden hayır denmesi gerektiğini anlatmak için meydanlardaydı ama anayasa’da yapılacak değişiklikten çok başka şeylerle ilgiliydiler… Bu arada konunun uzmanları da çok konuştular. Mâlûm, ‘konunun uzmanları’ konunun uzmanları ve her konunun uzmanları olmak üzere ikiye ayrılıyor.
Referandum’a Bakış
ABD`nin açıktan tarafgirlikle stratejik ortak olarak tercih belirttigi Türk devletini, NATO nun soğuk savaş sonrası varlığına dayandığı “yeni konsepte” uygun konumlandırdığını söyleyebiliriz.. Sözkonusu ilişkiyi ortadoğu`ya indirgeyecek olursak, işe, zamanda lozan anlaşması içinde yer almayan ABD’nin, bugün Lozan’ı güncellemek üzere orta-doğuda silahlı müdahale programları gerçekleştirmekte olduğuna işaret ederek başlamamız gerekir
TC Anayasası referandumu ve Kürdistanî Tavır Üzerine
Kürt örgüt ve aydınları-birkaç istisna hariç-T.C. Anayasası referandumu ile ilgili tavırlarını kamuoyuna açıkladılar: “Yetmez ama EVET!”
Gerekçeleri de var: Referanduma sunulan Anayasa değişiklik paketi ile; Kürt Halkı’nın aleyhine şekillenen statüko sarsılacak, siyasal iktidarlar üzerindeki vesayet kalkacak, 12 Eylül Anayasası delinecek, darbecilere yargı yolu açılacak, mevcut anayasanın bütünüyle değiştirilmesinin yolu açılacak, parti kapatmalar zorlaşacak, demokratik açılım/atılımların önü açılacak v.b v.b
Demokrasiyi Nasıl Bilirsiniz?
Eğer Batı siyasi düşüncesi diyebir şey varsa, bunun köklü bir anti-demokratizmle mâlül olduğunu söylemekte bir sakınca yoktur. J.S. Mc Celland Şimdilerde demokrasi, demokratikleşme, insan hakları, vb. gibi kavramlar çok kullanılıyor. Geçerli süreçler ve eğilimler, gerçekten demokratikleşmenin, insan haklarının, özgürlüklerin gerçekleşmesi istikâmetinde mi yol alıyor, yoksa her zaman olduğu gibi bu tür kavramlar ve söylemler, insanların [...]












