Peyamaazadi > Mijarên Taybetî
Türk Üniversitesi Üzerine Gözlemler
27 Mayıs 1960 günü Türkiye’de askeri darbe oldu. Ordu yönetime el koydu. Meşru hükümeti devirdi, parlamentoyu dağıttı. Kapattı. Cumhurbaşkanı’nı, Meclis Başkanı’nı, Başbakan’ı, bakanları, milletvekillerini, üst düzey bürokratları… Marmara Denizi’nde Yassıada denen adada, özel bir tutukevine kapattı. Demokrat Parti iktidarını yargılamak için Yüksek Adalet Divanı adı altında özel bir mahkeme kurdu. Bu özel mahkemenin başkanlığına, Yargıtay Birinci Ceza Dairesi Başkanı Salim Başol (1905-1990) getirildi.
Türk-İslam Sentezi ve Kürd Sorunu
Araplar, Türkler ve Farslar İslamı her zaman, kendi milli çıkarları doğrultusunda kullanmışlardır. İslamın korunması, geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması değil, kendi milli çıkarlarının korunması ve geliştirilmesi, İslamın bu çerçevede kullanılması birinci planda tutulmuştur. İslamı koruyan ve geliştiren, kendi milli çıkarlarına araç etmeyen tek halk, tek millet kanımca Kürdlerdir.
Neden kapitalizmde ahlâk istisna, ahlâksızlık kuraldır?
Şeyleri adıyla çağırmamak bir yalan söyleme yöntemidir. Kapitalizm denmiyor da ‘ekonomi’ veya ‘piyasa ekonomisi’ deniyor. Dolayısıyla söze yalanla başlanıyor. Eğer kapitalizm denirse, sömürü, yağma, talan, kolonyalizm ve emperyalizm, ekolojik yıkım gibi kelimelerin ve kavramların imâ edilme riski vardır. Dolayısıyla işin tadını kaçırmanın âlemi yok. Böylece kapitalizm denilen musîbetin insanlığın normal hali olarak görülmesi, öyle algılanması amaçlanıyor…
Modern çağın afyonu: Ekonomik büyüme…*
Son dönemde tüm sorunların çözümünün anahtarı, tüm dertlerin devası olarak sunulan, ‘gerekliliğinden’ ve ‘kesinliğinden’ de asla şüphe edilmeyen ekonomik büyüme nedir? Aslında ekonomik büyüme, ilerleme, modernleşme, kalkınma… gibi kavramların gerisindeki reel bir karşılığı olan asıl kavramdır. Başka türlü ifade edersek, ilerleme, modernleşme, muasır medeniyet seviyesini yakalama, kalkınma… söyleminin derin çekirdeğini ekonomik büyüme denilen oluşturuyor.
Kürdistan: Toplu Mezarlar Ülkesi – Sevê Evin Çiçek
Şırnak 119.Seyyar Jandarma Alayı’nın yanındaki dere ve Şırnak Cumhuriyet mahallesi mezarlığının üst kısmında kalan Melayê Kendalê êşê ziyereti. Çavuş A.Baki Mukyan, işkencede ölen insanları “revire götürüyoruz”diyerek gizlice alıp götürdüklerini söylüyor: “Şırnak Belediye’sinin dozerleriyle ortaklaşa açılan çukurlara atılıyorlardı. Bu çukurlar Şırnak 119.Seyyar Jandarma Alayı’nın yanındaki derededir…”
Balıklar ve İnsanlar
Eskiden, “Ol mâhiler ki derya içredirler, deryayı’ bilmezler” denirdi… “Balıklar denizde yaşar da denizi bilmezler”… Maalesef ‘insanlar da ‘kapitalist bir dünyada yaşıyorlar ama kapitalizmi bilmiyorlar…”
Saflar ve Görevler
Önce, iki grup “Diaspora Kürtleri” ayrı ayrı yayınladıkları bildirilerde; “Bu ülkede tartışılmayacak tek şey varsa, o da bu ülkenin birliği ve beraberliğidir” diyen BDP’li “sınır bekçileri”ni “Yurtsever adaylar” olarak adlandırıp, 12 Haziran seçimlerinde “BDP adayları”nı destekleyeceklerini deklare ettiler.
Yeni anayasa veya “ hiç bir şeyi değiştirmemek için her şeyi değiştirmek”
AKP, 12 Haziran seçimleri sonrası için yeni bir anayasa vâdediyor, bu amaç için insanlardan oy istiyor ve tek başına anayasayı değiştirecek bir meclis çoğunluğu arzuluyor. Yeni anayasanın ‘sivil’ bir anayasa olacağı söyleniyor. Eğer öyleyse, bu mevcut anayasanın ‘sivil’ olmadığı demeye gelir…
Akademik Özgürlük, İfade Özgürlüğü
Dürüstlük, cesur olmak, bilimin kavramları değildir. Ahlakın kavramlarıdır. Ama, demokratik olmayan toplumlarda, bilim insanlarının, aydınların, sanatçıların vs. temel özelliği bu olmalıdır.
Avrupa’da Kürd Karşıtlığı Nasıl Gelişti?
Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, Milletler Cemiyeti döneminde Ortadoğu’nun nasıl düzenlendiği önemli bir konudur. 1920’lerde başlayan bu dönemin başta gelen konularından biri Kürdlerin ve Kürdistan coğrafyasının bölünmesi, parçalanması ve paylaşılmasıdır. Bu dönemde, Güney Kürdistan’da Kürdler, bağımsız Kürdistan için mücadele ediyorlardı. Örneğin, Şeyh Mahmut Berzenci “Ben Kürdistan kralıyım” diyor, Büyük Britanya’dan kendisini Kürdistan Kralı olarak tanımasını istiyordu.












