Peyama Azadi Manset

Get Adobe Flash player

Peyamaazadi > Mijarên Taybetî

Süryaniler ve Yakındoğu*

Bizans İmparatorluğu, Bizans’ı, İstanbul’u, dünyanın merkezi sayıyor ve Doğu’ya doğru, coğrafyayı şu şekilde bölümlere ayırıyordu: Yakındoğu, Ortadoğu, Uzakdoğu.

Yakındoğu’da, Anatolia vardı. Kızılırmak’ın Batı tarafına Anatolia deniyordu. Bugünkü Anadolu adlandırmasından farklı bir kavram olduğu besbelli… Yakındoğu’da Pontus vardı.
Orta Karadeniz yörelerine Pontus deniyordu. Doğu Karadeniz Lazistan olarak adlandırılıyordu. Pontus’un ve Lazistan’ın güneyi Ermenistan’dı. Van Gölü çevresi Kürdistan, Dicle-Fırat havzası Mezopotamya olarak adlandırılıyordu. Kuzey Mezopotamya’da Turabdin, Süryanilerin de yaşadığı bir alandı. Bugünkü Çukurova yörelerine Kilikya deniyordu. Ermenilerin, Rumların, Arapların yaşadığı bir bölgeydi.

Eğitim Reformu: Neden Ve Kimin İçin?

Eğitim sistemi her zaman egemen sınıfların ihtiyacına cevap verir. Tarihsel süreç içinde eğitimin işlevleri değişebilir ama değişmeyen şey eğitim sisteminin mutlaka mülk sahibi egemenlerin ihtiyaçlarına cevap vermesidir. Kapitalizm öncesinin sosyal formasyonlarında eğitimin amacı, egemen ideolojiyi üretmek ve yaymak ve devlet aygıtının yönetici-bürokratik kadrolarını yetiştirmekti

İskilipli Atıf Hoca Hakkında…

Bu yazıda, İskilipli Atıf Hoca ile ilgili bazı anılara, değerlendirmelere, gelişmelere dikkat çekmek istiyorum. Atıf Hoca ile ilgili süreç,1920’lerdeki, tek parti dönemindeki düşün ortamı konusunda, Türk siyasal kültürü konusunda önemli ipuçları vermektedir

“Örgüt” ve “Örgütlü olmaya” dair bir kaç not

Hem en kötü örgüt olacak hem de daha iyi olacak! Bu hesapta bir yanlış yok mu? Amaca ve varlık nedenine yabancılaşmış bir örgüt kimin için iyidir? Mesela bütünüyle sermayenin ve devletin hizmetine koşulmuş bir sendika neden iyi bir şey sayılsın?

Kürtlerin Kendi Tarihiyle Yüzleşmesi-III

Panislamizm’i öne çıkaran II.Abdülhamit, Kürt siyasi hareketinin şekillenmesinde ciddi etkiler bırakır.Bir tarafta Jön Türklerle beraber hareket eden II. Abdülhamit’e karşı olan Kürt aydınları, diğer taraftan Hamidiye Alayları gibi araçlarla II.Abdülhamit’e bağlanan tamamı suni olan Kürt aşiretleri

Netekim… bugünkü dersimizin konusu: “Hukuk Devleti”

Yüksek devlet ricâlinin adamları [kadınlar pek yoktur], siyasetçiler, akademisyenler, köşe yazarları ve televizyon yorumcuları, “konunun uzmanları” ve ne demekse “terör uzmanları”… söze: “ Türkiye bir hukuk devletidir”le başlıyorlar. Sanırsınız ki, bu dünyada hukuku olmayan bir devlet mümkündür…

Kürtlerin Kendi Tarihi ile Yüzleşmesi-II

Kürt beyliklerinin ortadan kaldırılmasıyla Kürdistan’da oluşan siyasal bir boşluk, 1850’li yıllardan itibaren şeyhler tarafından doldurulacaktır. Şeyh Übeydullah’la başlayan çıkış, Şeyh Abdulselam Barzani ve Şeyh Mahmut Benzerci ile sürüp gidecektir. Artık şeyhler Kürt siyasal mücadelesinin aktörleri arasında ön planda yer alacaklardır

General Mustafa Paşa Yamulki’nin Anısına

25 Ocak 1936 tarihinde Mustafa Paşa Yamulki fiziki olarak çok sevdiği ülkesi Kürdistan’dan ve halkından ayrıldı.
Ben büyük Kürd şahsiyeti Mustafa Paşa Yamulki’nin ölüm yıl dönümünde küçük bir makale yazmayı düşünüyordum.

Türkiye soluna soldan bakmak

Tarihsel, sosyal, politik nedenlerin bir sonucu olarak, Türkiye’de sol hareketin politik arenanın bir aktörü olarak ortaya çıkışı görece geç oldu. Sosyalist hareket ancak 1960’lı yılların ortalarına doğru politik, ideolojik bir aktör olarak etkili olmaya başladı.

TC’nin genetiği veya vicdanı kirlenmiş toplum

Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı İmparatorluğu’nun devamı olarak varoldu. Tevatür edildiği gibi bir “kopuş” söz konusu değildi. Osmanlı İmparatorluğunda devlet kutsaldır. Elbette bu sadece Osmanlı’ya mahsus bir “ özellik” veya “orijinallik” değildi. Bu, premodern dönemin Eski Rejimlerinin genel durumuydu. Devletin kutsal sayılması demek, devlet dışında hiç bir şeyin bir önemi ve değeri olmaması demektir.

Next Page »