Peyamaazadi > Mijarên Taybetî
TC’nin genetiği veya vicdanı kirlenmiş toplum
Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı İmparatorluğu’nun devamı olarak varoldu. Tevatür edildiği gibi bir “kopuş” söz konusu değildi. Osmanlı İmparatorluğunda devlet kutsaldır. Elbette bu sadece Osmanlı’ya mahsus bir “ özellik” veya “orijinallik” değildi. Bu, premodern dönemin Eski Rejimlerinin genel durumuydu. Devletin kutsal sayılması demek, devlet dışında hiç bir şeyin bir önemi ve değeri olmaması demektir.
Devrim üzerine söyleşi II – “Örgüt Paradoksu” Üzerine
“Nasıl bir örgüt istiyoruz?” sorusu, “ Nasıl bir toplum düzeni istiyoruz, nasıl bir toplumda yaşamak istiyoruz?” sorusundan bağımsız değil. Bu sorulardan biri sorulunca, diğerinin akla gelmesi gerekir. Biri diğerini imâ etmek durumunda
Zenginlik, yoksulluk ve özel mülkiyete dair II
Bir yoksul aç ise, bunun nedeni, zenginin zevk ve sefa içinde yaşamasıdır. Nerede bir bolluk görsem, onun yanı başında mutlaka çiğnenmiş bir hak görmüşümdür.”
Kürtlerin Kendi Tarihleriyle Yüzleşmesi -I
Kürtler, Mezopotamya coğrafyasının kadim halklarından biridir. Zağros dağlarıyla Van Gölü havzası arasında yerleşik olan, zamanla daha geniş bir alana yayılan ve tarihte yer değiştirmeyen halklardan bir tanesidir. Yaşadıkları toprakların cazibeliği refah-mutluluk olarak Kürtlerin yaşamına yansımamıştır
Xoybun ve Ağrı Kürt Cumhuriyeti
Xoybun örgütü 5 ekim 1927’de yani Azadi hareketinin bastırılmasından iki yıl sonra büyük kısmı bu hareketten sağ kalanlar tarafından Lübnan’da kurulmuş ve sonrasında Suriye’de yerleşmiştir
Samsun’dan Srebrenitsa’ya – Vlasis Ağcidis (*)
İnsan neslinin tarihinde aralarında bakımdan bu kadar birbirine benzeyen ama ideolojik bakımdan bu kadar çok farklı olan, Türk ve Yunan halkarı gibi iki halka çok ender rastlanır. Bunun sebebi iki halkın ayrı görüşleri sebebinden olmayıp, milliyetçiliğin gerçeği deforme etmesi ve onu efsane ve ideolojilerle değiştirmesidir.
Devrim üzerine söyleşi
Devrim, beklenmedik biçimde ortaya çıkan [zuhûr eden] sosyal/politik radikal dönüşümü ifade ediyor. Bizde eski dildeki karşılığı inkılap, Batı dillerinde revolution, etimolojik olarak Latince revolvere’den türeme, İtalyancası rivoltare… Aslında modern zamanların bir kavramı. Galiba ilk defa 1450’lerde ortaya çıkıyor.
Zenginlik, yoksulluk ve özel mülkiyete dair – I
Neden yoksulluk var? Neden yoksulların sayısı sürekli artıyor ve artmak zorunda? Göreli ve mutlak yoksulluğun sürekli büyümesinin sebebi nedir? Neden hep “yoksullukla mücadeleden” söz edildiği halde yoksulluk çığ gibi büyüyor. Yoksullukla mücadele söylemi neyi gizliyor?
Bu bir uygarlık krizidir…
. Bu günün burjuva toplumlarının gerisinde, her ikisi de az-çok eşzamanlı olarak XVIII. yüzyılın son çeyreğinde ortaya çıkmış iki devrim veya ‘kopuş’ bulunuyor: İngiliz sanayi Devrimi ve Büyük Fransız Devrimi. Bunlardan birincisi kapitalist ekonominin üzerinde yükseldiği teknolojik temeli oluştururken, ikincisi de politikanın nasıl yapılacağının kurallarını vaz ediyordu
Kapitalizm neden sürdürülebilir değildir?
Şimdilerde kapitalizm genel bir sürdürülemezlik durumu ortaya çıkarmış bulunuyor. Sistemin bundan böyle insânî, toplumsal ve ekolojik kötülükleri büyütmeden, insanlığın ve uygarlığın geleceğini tehlikeye atmadan yol alması artık mümkün görünmüyor












