Peyamaazadi > Çand & Huner
Ken fêrî min bike
bayê hesretê
dernûniya min dîlgirtiye
konê janê
bi ser şadiyê de ketiye
stêr û bêdengiya şevê
rondikên min vedişêrin
ev êş
ne dikuje
Harman I
Onunla ilk karşılaştığımda küçük bir çocuktum. Kaç yaşında olduğumu hatırlamıyorum. Onun yaşadığı yerlerde farklı bir dil konuşulurdu. Yabancı dil kavramına yabancı olduğum bir yaştaydım. Çekiciydi. Yabancıydı. Yasaktı. Ondan hoşlanıyordum. Yıllar sonra nedenini anladım. Kaçaktı.
Şîrîn Elemihûlû
pêlên xeyalan
xoşewîst radimûsan
dê û bavên dilşewitî tu pêşwaz dikirin
çiyayên vînê
di hembêza te de rûdiniştin
teşiya ramanan
bîranîn dirêstin Şîrîna min…
teqereqa deriyên hesinî
fermanên bêtêlan
kurtepista bêdengiyê
xişîna reşkujiya sêdaran
te dibihîst…
Girtî me
çarenûsa min
di zinarên asê de
asê bû ye
giyanê serhildan û dostaniyê
di xefkên xapînok de dirizê
xweliya helbestên min
tariyê vedişêrin
Press
Kürd toplumunda son 25-30 yılda çok büyük, çok olumlu değişiklikler, büyük kazanımlar oldu. Bu toplumsal ve siyasal değişiklikler, kazanımlar çeşitli yazılarda dile getirilmeye çalışıldı. Nereden Nereye konusu elbette dikkate değer bir konudur. Fakat bu yazıda bunlar ele alınmayacak. Bu aşamaya nasıl gelindi sorusu irdelenmeye çalışılacak.
Primattan modern insan – Nevzat Çapkın
Sonuç olarak din neandertal, sanat ise homo sapiens diye adlandırılan kromasyon ile başladı diyebiliriz. Bu durum birçok yönüyle gelişme gösterirken bundan 12 bin yıl öncesinde Fırat-Dijle nehirleri boyunca sulak arazide avcılık ve toplayıcılık yaşam biçiminde Köy devrimi denilen neolitiği gerçekleştirmişlerdir
Osmanlı’da ve Cumhuriyet’te Batılılaşma – Aydınlanma
Osmanlı İmparatorluğu, 18. yüzyılın sonlarından itibaren, Avrupa karşısında geri kalmasının nedenleri üzerinde düşünmeye başlamıştır. İlk önce, ordunun modernleştirilmesi gereği üzerinde durulmuş, silah araç ve gereçleri yenilenmiştir. 1826’nın bugünkü ordunun kuruluş tarihi olduğu söylenebilir.
Zazaca bir Dil midir? Mekselina LEHENG *
Bu çalışmaya, bir arkadaşı ziyaret etmemle başlama kararı aldım. Kendisini ziyaret ettiğimiz arkadaş, Kürtçe üzerinde çalıştığımı duyunca, bu durum ilgisini çekmiş olmalı ki, konuyu, ‘Zazakî’nin Kürtçe’nin bir lehçesi olmadığına’ dair bir teze getirdi. Doğrusu yakın çevremde birçok Zaza arkadaşım olmasına rağmen, böyle bir tezi ilk defa duyuyordum.
“Şiir ve Stran Tahlilleri – 3
Peyama Azadi’de yayımlanan, oradan da “BAJARÊ AGIRΓ adlı bloga geçen “Şiir ve Stran Tahlilleri – 3: Şerrê Seyîdxanê Kerr û Sidîqê Hecî Mistefa Begê” adlı yazımıza, aynı blogda yazımızın altında, yazımızda adı geçen Kör Hüseyin Paşa’ya yönelik değerlendirmeler için torunu Sayın Kemal SÜPHANDAĞ’ın gösterdiği ve hakarete vardırdığı tepkiyi yeni fark ettik; doğrusu çok şaşırdığımızı söyleyemeyiz; zira adı geçen yazımızın daha başlarında şöyle yazmıştık:
Helbest û Helbestvan
Helbest ji pewîstî, nebûn, êş, evîn û şadiyên helbestvan dizê
Schopenhaur di derbarê daxwaz û afirandinê de tiştekî wisa dibêje. ’’Her daxwazî ji pêwîstiyekê, ji nebûnekê û ji êşekê dizê’’












