Peyamaazadi > Nivîskar
Kapitalizm neden sürdürülebilir değildir?
Şimdilerde kapitalizm genel bir sürdürülemezlik durumu ortaya çıkarmış bulunuyor. Sistemin bundan böyle insânî, toplumsal ve ekolojik kötülükleri büyütmeden, insanlığın ve uygarlığın geleceğini tehlikeye atmadan yol alması artık mümkün görünmüyor
Sinorê mergê min
nava min
pirdengiya daristanê ye
rastiyê
li dîwana derewan
serî çemandiye
çavên kor nabînin
guhên ker nabihîzin
Türk Üniversitesi Üzerine Gözlemler
27 Mayıs 1960 günü Türkiye’de askeri darbe oldu. Ordu yönetime el koydu. Meşru hükümeti devirdi, parlamentoyu dağıttı. Kapattı. Cumhurbaşkanı’nı, Meclis Başkanı’nı, Başbakan’ı, bakanları, milletvekillerini, üst düzey bürokratları… Marmara Denizi’nde Yassıada denen adada, özel bir tutukevine kapattı. Demokrat Parti iktidarını yargılamak için Yüksek Adalet Divanı adı altında özel bir mahkeme kurdu. Bu özel mahkemenin başkanlığına, Yargıtay Birinci Ceza Dairesi Başkanı Salim Başol (1905-1990) getirildi.
İfade Özgürlüğü, Sansür- Otosansür
“İsmail Beşikçi ve Türkiye’de İfade Özgürlüğü Sempozyumu”nu düzenleyen AKADER’i, katılımcı arkadaşları, yurt dışından gelen ve konuşmacı olarak bu sempozyuma destek veren araştırmacıları ve kurum yöneticilerini sevgiyle selamlıyorum.
İfade özgürlüğü sansür ve otosansür kurumlarıyla yakından ilişkilidir. Türkiye’de sansür ve otosansür, daha çok Kürd sorunu nedeniyle gündeme gelmektedir. Bu çerçevede iki kavram üzerinde durma gereği hissediyorum. “Ulusların kendi geleceklerini belirleme hakkı”, “Ulusların kaderlerini tayin hakkı” Bu iki kavram aynı şey değildir.
Dilsiz Şeytanlar
Her fırsatta İsrail’i lanetlemeyi ve İsrail halkına bir bütün olarak hakaret etmeyi marifet sananların artık aynaya bakmalarında yarar var. Aynada İsrail’in yaptığı zulme rahmet okutan zulümlerin anasının babaları olduklarını net olarak göreceklerdir. İşledikleri insanlık suçları karşısında İsrail’in Filistinlilere yaptıklarının devede kulak bile olamadığını görecekler
hatime jibîrkirin
pencera biharê hatiye girtin
û pelzeriya payîzê dixuye
xwedewenda şadiyê reviya ye
û ewr
giriyê sorxemgîniya min in
baranê li deşt û çiyan dibarîn im
xeyalên bênavnîşan
Somali’de açlık veya “gayri insânî” yardım
Somali’de insanlar açlıktan ölüyor, uydulardan rahatsız edici, utandırıcı görüntüler dünyanın dört bir bucağına yayılıyor, BM ve “insânî” yardım kuruluşları herkesi yardıma çağırıyor. Birleşmiş Milletler Örgütü sözcüleri, Somali’de, Kenya’da ve bir bütün olarak ‘Doğu Afrika Boynuzu’nda’ 12 milyon insanın açlık ve ölüm riski altında olduğunu, acilen müdahale için 1,6 milyar dolar toplanması gerektiğini söylüyorlar…
“Karayılan Yakalandı” Haberinin Anlattığı…
13 Ağustos 2011 günü, öğle vakti, TRT de ve bazı internet sitelerinde “Karayılan yakalandı” şeklinde bir haber verildi. Haber, “Flaş… Flaş… Flaş… Karayılan yakalandı” şeklinde veriliyordu. Haber, bir saat kadar, bazı internet sitelerinde bu şekilde yer aldı.
Afrika’daki Kıtlıkla ilgili Söylenmeyenler
Afrika kıtası kölelik, açlık, kıtlık, fakirlik, yamyamlık, bitmek tükenmek bilmeyen kabileler arası savaşlar, iç savaşlar, sınır savaşları ve korsanlarıyla belleğimizde yer edinmiştir. İnsanlarının rengi kadar bahtı kara bir kıtadır. Kolları ve bacakları çubuk gibi incelmiş, göğüs kemikleri adeta dışarı fırlamış, ağlayan, ya da yalvarırcasına bakan kara Afrika’nın kara yazgılı çocukları anneleriyle birlikte kendilerini tüm çıplaklıklarıyla, açlıklarıyla medyada dünya insanlığına göstermeye başladılar.
henasa cinan ez girtim
xatirxwestina çavên te
roj di nava min de veşart
şev kir e
vizîna guleyên bêhnxwîn
ewrên giryok












