Beşikçi: T.C.nin bütünlüğü isteniyorsa, BDP meclise gitmeli
Kürt Olsam Bağımsızlık için Savaşırdım !

Peyama Azadi Manset

Get Adobe Flash player

Peyamaazadi > Nivîskar

“Karayılan Yakalandı” Haberinin Anlattığı…

13 Ağustos 2011 günü, öğle vakti, TRT de ve bazı internet sitelerinde “Karayılan yakalandı” şeklinde bir haber verildi. Haber, “Flaş… Flaş… Flaş… Karayılan yakalandı” şeklinde veriliyordu. Haber, bir saat kadar, bazı internet sitelerinde bu şekilde yer aldı.

Afrika’daki Kıtlıkla ilgili Söylenmeyenler

Afrika kıtası kölelik, açlık, kıtlık, fakirlik, yamyamlık, bitmek tükenmek bilmeyen kabileler arası savaşlar, iç savaşlar, sınır savaşları ve korsanlarıyla belleğimizde yer edinmiştir. İnsanlarının rengi kadar bahtı kara bir kıtadır. Kolları ve bacakları çubuk gibi incelmiş, göğüs kemikleri adeta dışarı fırlamış, ağlayan, ya da yalvarırcasına bakan kara Afrika’nın kara yazgılı çocukları anneleriyle birlikte kendilerini tüm çıplaklıklarıyla, açlıklarıyla medyada dünya insanlığına göstermeye başladılar.

henasa cinan ez girtim

xatirxwestina çavên te
roj di nava min de veşart
şev kir e
vizîna guleyên bêhnxwîn
ewrên giryok

Bir Kitap: 1925 Hareketi ve Azadî Örgütü

Yukarıda adından bahsettiğim kitap Tahsin SEVER’in araştırma ve inceleme sonucunda ortaya çıkan bir kitap. “Kürtlerin statüsüz bırakıldıkları döneme ilişkin, kimi Kürt çevrelerinin de iştirak ettiği değerlendirmelerin yüzeyselliği ve sığlığıdır. Kürt siyasal hareketlerinin akademik-bilimsel metot içersinde analiz gerçekleştirmediği gibi, Kürt tarihinin maniple edilmesi karşısında ciddi bir duruş sergilenmemiştir.

Siyaset Akıl İşidir

Bilim her zaman her yerde başvurulması gereken en doğru rehberdir. Kalemlerini kılıçlarıyla doğrayanlar hiç bir zaman mutluluğun yüzünü göremezler. Mum ışığı, rüzgârın esmesine kadar; gaz lambası, gazının bitmesine kadar; el feneri, pilinin tükenmesine kadar; elektrik, ampulün yanmasına ya da dağıtım ağında arıza çıkana kadar; güneş, batıncaya kadar; karanlıkla mücadele edenlerin yollarını aydınlatabilir

Türk-İslam Sentezi ve Kürd Sorunu

Araplar, Türkler ve Farslar İslamı her zaman, kendi milli çıkarları doğrultusunda kullanmışlardır. İslamın korunması, geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması değil, kendi milli çıkarlarının korunması ve geliştirilmesi, İslamın bu çerçevede kullanılması birinci planda tutulmuştur. İslamı koruyan ve geliştiren, kendi milli çıkarlarına araç etmeyen tek halk, tek millet kanımca Kürdlerdir.

Neden kapitalizmde ahlâk istisna, ahlâksızlık kuraldır?

Şeyleri adıyla çağırmamak bir yalan söyleme yöntemidir. Kapitalizm denmiyor da ‘ekonomi’ veya ‘piyasa ekonomisi’ deniyor. Dolayısıyla söze yalanla başlanıyor. Eğer kapitalizm denirse, sömürü, yağma, talan, kolonyalizm ve emperyalizm, ekolojik yıkım gibi kelimelerin ve kavramların imâ edilme riski vardır. Dolayısıyla işin tadını kaçırmanın âlemi yok. Böylece kapitalizm denilen musîbetin insanlığın normal hali olarak görülmesi, öyle algılanması amaçlanıyor…

Harman V

Gece öylesine cehennemi bir renk almıştı ki, irademde ona çalışıyordu. Dayanacak hal kalmadı. Keops’un kapısında soğuktan büzülmüş bir haldeydim. Güneşin tekrar doğmasını bekliyordum. Ra’nın ona çalıştığını unutmuştum. Soğuk kış günü sırtını duvara dayamış yaz hayalleriyle ısınan sokak adamlarını andırıyordum.

Harman IV

Harmandan ayrılmak artık zor değildi. Kararımın kesin olduğuna inandım. Piramitlerin arasında yalnızdım. Zifiri karanlıktı. Gece mavisi diyenler de vardı. Gecenin hiçbir rengini sevmedim ki mavisini seveyim. Karanlıktı. Soğuktu. İliğe işleyen bir soğuk hükmünü sürdürüyordu. Güneşin kavurduğu kumlardan eser yoktu. Buz parçalarına dönüşen kum taneleri iflah söküyordu. Senaryosunu tanımadığım bir yazarın yazdığı filme zorunlu başrol oyuncusuydum.

Modern çağın afyonu: Ekonomik büyüme…*

Son dönemde tüm sorunların çözümünün anahtarı, tüm dertlerin devası olarak sunulan, ‘gerekliliğinden’ ve ‘kesinliğinden’ de asla şüphe edilmeyen ekonomik büyüme nedir? Aslında ekonomik büyüme, ilerleme, modernleşme, kalkınma… gibi kavramların gerisindeki reel bir karşılığı olan asıl kavramdır. Başka türlü ifade edersek, ilerleme, modernleşme, muasır medeniyet seviyesini yakalama, kalkınma… söyleminin derin çekirdeğini ekonomik büyüme denilen oluşturuyor.

« Previous PageNext Page »