Peyama Azadi Manset

Get Adobe Flash player

Peyamaazadi > Manset

Dersim Tartışmaları*

Dersim 1937-1938’e gelmeden önce tarihsel geçmişe kısaca bakmak gerekir. İttihat ve Terakki’nin, Osmanlı İmparatorluğu’nu, Türk etnisi esasına göre yeniden organize etmek gibi bir sorunu vardı. Bu İttihat ve Terakki’yi en çok uğraştıran, İttihat ve Terakki’nin üzerinde en çok kafa yorduğu bir sorundur.

Bağımsızlık Düşü II

Maddi hayatın gerçek diliyle hareket etmek gerekiyorsa bir adım ötesinde su çıkan yerde çeşme yapmak yerine yağmurun yağmasını bekliyoruz! Bu anlamıyla yağmurun yağmasını beklediğimiz sürece normal su içme şansımız da olmayacaktır. Kürt siyasi kadrolarının, aydınlarının durumu biraz da bu örneğe benziyor

BOP Operasyonları ve Kuzey Kürtleri

Yeni Dünya Düzeni süreci dünyanın dört bir yanında tüm hızıyla devam ediyor. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinin (SSCB) 1989 yılında çökmesi ile dünyanın kapitalist ve sosyalist devletler olarak iki ideolojik merkez çevresinde kümelendiği ve yaklaşık yüz yıl boyunca birbirlerine diş biledikleri iki kutuplu 20. yüzyıl siyaset kriterleri büyük oranda değişmekte.

Süryaniler ve Yakındoğu*

Bizans İmparatorluğu, Bizans’ı, İstanbul’u, dünyanın merkezi sayıyor ve Doğu’ya doğru, coğrafyayı şu şekilde bölümlere ayırıyordu: Yakındoğu, Ortadoğu, Uzakdoğu.

Yakındoğu’da, Anatolia vardı. Kızılırmak’ın Batı tarafına Anatolia deniyordu. Bugünkü Anadolu adlandırmasından farklı bir kavram olduğu besbelli… Yakındoğu’da Pontus vardı.
Orta Karadeniz yörelerine Pontus deniyordu. Doğu Karadeniz Lazistan olarak adlandırılıyordu. Pontus’un ve Lazistan’ın güneyi Ermenistan’dı. Van Gölü çevresi Kürdistan, Dicle-Fırat havzası Mezopotamya olarak adlandırılıyordu. Kuzey Mezopotamya’da Turabdin, Süryanilerin de yaşadığı bir alandı. Bugünkü Çukurova yörelerine Kilikya deniyordu. Ermenilerin, Rumların, Arapların yaşadığı bir bölgeydi.

Suriye’ye dair gerçeği söylemek!*

Yaklaşık bir yıldır Suriye’de “düşük yoğunluklu” bir savaş devam ediyor. Her zaman olduğu gibi medyatik yalanlar ve diplomatik dalavereler ve tam bir ikiyüzlülükle Suriye’ye dair gerçek gizleniyor. Savaşın tarafları hakkında insanların kafası karışık. Genel algı kabaca şöyle: Orada özgürlük ve demokrasi talebiyle sokağa çıkanlara, gösteri yapanlara “zalim diktatör” Beşar Esad’ın askerleri ve polisleri ağır silahlarla saldırıyor, insanları öldürüyor, yaralıyor, hapsediyor, işkenceye tâbi tutuyor, ülkeden kaçmaya zorluyor…

Eğitim Reformu: Neden Ve Kimin İçin?

Eğitim sistemi her zaman egemen sınıfların ihtiyacına cevap verir. Tarihsel süreç içinde eğitimin işlevleri değişebilir ama değişmeyen şey eğitim sisteminin mutlaka mülk sahibi egemenlerin ihtiyaçlarına cevap vermesidir. Kapitalizm öncesinin sosyal formasyonlarında eğitimin amacı, egemen ideolojiyi üretmek ve yaymak ve devlet aygıtının yönetici-bürokratik kadrolarını yetiştirmekti

İskilipli Atıf Hoca Hakkında…

Bu yazıda, İskilipli Atıf Hoca ile ilgili bazı anılara, değerlendirmelere, gelişmelere dikkat çekmek istiyorum. Atıf Hoca ile ilgili süreç,1920’lerdeki, tek parti dönemindeki düşün ortamı konusunda, Türk siyasal kültürü konusunda önemli ipuçları vermektedir

“Örgüt” ve “Örgütlü olmaya” dair bir kaç not

Hem en kötü örgüt olacak hem de daha iyi olacak! Bu hesapta bir yanlış yok mu? Amaca ve varlık nedenine yabancılaşmış bir örgüt kimin için iyidir? Mesela bütünüyle sermayenin ve devletin hizmetine koşulmuş bir sendika neden iyi bir şey sayılsın?

Taner Akçam Röportajı Üzerine

Taraf Gazetesi’nde, 12-14 Mart 2012 tarihleri arasında, Neşe Düzel’in Taner Akçam’la yaptığı bir röportaj yayımlandı. Bu röportajı şaşırarak okudum. Hrant Dink’in katledilmesinde, Hrant Dink Davası’nda, Ergenekon’u eleştiren, İttihat ve Terakki’den bu yana, Ergenekon politikalarına şiddetle karşı çıkan Taner Akçam, konu Kürdler olduğunda Ergenekon politikalarını ve uygulamalarını aynen benimseyerek Kürdleri korkutmaya çalışıyordu.

Ulusların sessiz kaldığı katliam Helepçe !

Halepçe de yaşanan katliamdan (18 Mart 1988) bu yana yirmi dört yıl geçti! Halen acılar dinmiş değil, halen yaraları iyeleşmedi ve halen doğan çocuklar sakat doğuyor! Doğa bile bağrında açılan tahribatını aradan geçen uzun yıllara rağmen halen gidermiş değil.

Next Page »