Xoybun ve Ağrı Kürt Cumhuriyeti

Xoybun örgütü 5 ekim 1927’de yani Azadi hareketinin bastırılmasından iki yıl sonra büyük kısmı bu hareketten sağ kalanlar tarafından Lübnan’da kurulmuş ve sonrasında Suriye’de yerleşmiştir. Erzincan Şurasında olduğu gibi bu örgütün kuruluşunda da Kürtlerle Taşnak partisi taraftarı Ermeniler arasında bir işbirliği vardır. Ağrı isyanının önderi kabul edilen İhsan Nuri Paşa da hem öncesinde Azadi üyesidir hem de Xoybun tarafından Ağrı’daki ayaklanmanın hazırlığı için görevlendirilmiştir.

İhsan Nuri’nin ilişkiler ağı sadece Azadi ile sınırlı değildir. İlk başta bir dönem bir çok Kürt önderi gibi Kuvayı Milliyeciler safında yer aldıktan sonra, kesin olarak Kürdistan davasına kendini adayan İhsan Nuri, bir yanda Güney Kürdistan’da İngilizlere karşı savaşan Mahmut Berzenci ile yakın temas içinde olmuştur. Bir yanda da daha sonra Mahabad Kürt Cumhuriyetinin başkanı olacak olan Gazi Muhammed ile yakın ilişki içindedir. Kaldı ki hep Zilan katliamı olarak anılan ve bir başka deyişle de Ağrı ayaklanması olarak anılan hareket de ne sadece bir katliamdır ne de basit bir ayaklanmadan ibarettir.

Herşeyden Şeyh Said Hareketinin arkasında Azadi örgütünün olduğu gibi Xoybun vasıtasıyla örgütlü bir harekettir. İkincisi bu hareket Azadi örneğindeki gibi hazırlık evresindeki gibi bastırılmış değildir. Hedefine ulaşmış ve Ağrı Kürd Cumhuriyeti’nin kuruluşuna varmıştır. 1927-1930 arasında varlığını sürdüren Ağrı Kürt Cumhuriyeti, Erzincan Şura Hükümeti gibi bir Sovyet hareketine dayanmasa da her yönüyle egemenliğini kurmuş ve sürdürmüş bu kez ermeniler tarafından da desteklenen bir Kürt ulusal hükümetini ifade etmektedir.

Kaldı ki bugün genel olarak Kürdistan bayrağı olarak kabul edilen Mahabad Cumhuriyetinden çok önce göndere çekilen ilk Kürt bayrağı da bu cumhuriyetin bayrağıdır ve ortasındaki Ağrı dağı sembolü yerine eski İran bayrağını hatırlatan güneş sembolü gelmesi bir yana Mahabad’ın bayrağı da oradan esinlenmiştir. (Bugün Güney Kürdistan’da kullanılan bayrakta ise kırmızı ve yeşil şeritlerin yerleri değişmiştir.).

Bu nedenle Erzincan-Koçgiri ve Azadi hareketlerinin bastırılmasının ardından Kemalist hükümetin büyük bir hışımla buraya yönelmesi sebepsiz değildir. Ağrı Cumhuriyetinin yıkılması için hava kuvvetlerinin ilk kez kullanılması ve hatta Kasr-ı Şirin Anlaşmasında çizilen birkaç asırlık Türkiye-İran sınırında küçük değişiklikler yapılması gibi çok boyutlu bir harekat söz konusudur ve bu harekat Zilan’da onbinlerce kürdün katledilmesi ile son bulmuştur. Ama Xoybun burada bitmiş değildir ve Xoybun hareketi ile Dersim arasındaki bağ da Seyid Rıza’nın mektubundaki bir paragraftan ibaret değildir.

Dersim ile Xoybun’un bağlantısı bakımından İhsan Nuri gibi, Baytar Nuri olarak da bilinen Nuri Dersimi’nin konumu da önem taşır. Nuri Dersimi anılarıyla ve adıyla adeta Dersim odaklı bir şahsiyet gibi bilinse bile, hem Azadi hareketi ile, hem Kürdistan Teali Cemiyeti gibi kuruluşlarla ilişkilidir. Bunlardan da önemlisi Xoybun’un kuruluşundan itibaren ve Dersim hareketinin ezilmesinin ardından büyük ölçüde bu örgütün çerçevesinde kalmış ve hatta kimileri tarafından da «Dersim hakkında Suriye’den laf etmek»le de eleştiri konusu yapılmıştır. Ama bu olaylardaki rolü ne olursa olsun Nuri Dersimi’nin, Alişer Efendi, İhsan Nuri ve başkaları gibi, Koçgiri’den 1938’e kadar gelişen bütün Kürt hareketleri ve örgütlenmeleri arasındaki bağlantıyı gösteren bir örnek olduğu tartışma konusu değildir.

Did you like this? Share it:
Hîn tu şîrove giredayê gotarê nîn e
Bersivê bide vê şirovêye
Pêwîst e
Pêwîst e