Sn. Öcalan konuştukça, Kürtler kaybediyor 2 – Mam Recall

Değişim ve Değişmek üzerine

Zaman, koşullar ve diğer doğal oluşumlar, sadece biz insanları değil, tüm canlılar ile birlikte tabiatı da etkileyerek, değişimlere neden olurlar.

Değişim bazen ileriye doğru bir çağdaşlaşma, bazen de geriye doğru attığımız bir adım, yada bir özür ile hayatımızda bir farklılık olarak yerini alır.

Buradan kendi değişimlerim ile ilgili, bir-iki örnek vermek istiyorum ; Dün medrese eğitimi almış olan genç bir dindar iken, bugün din’lerin Tanrı ile hiçbir ilgi ve alakası olmadığına inanıyorum.

Ondokuz yaşlarımda, yoksul bir köylü çocuğu, çalışan ve üreten bir emekçi olarak, Hazretlerden umudumu kesince, umudum Ecevit diyerek, CHP’li oldum. Otuz yaşlarımda, hasbel kader bir işveren olunca, rahmetli Özal’a ağam, sayın Demirel’e babam derken, sonunda köklerim ile yeniden buluşarak, DTP’de buldum kendimi.

Tüm bu değişimlerim, eğrisi ve doğrusuyla beni ilgilendiren, hiç kimseye her hangi bir zararı dokunmadığına inandığım, şahsi karar ve tercihlerim idi.

Ancak siz, farklı ve çok önemli birisisiniz sayın Öcalan.!

Her şeyden evvel bir lidersiniz. Siz öyle benim değiştiğim gibi şahsi menfaat yada keyfinize göre, zırt-pırt değişemezsiniz. Hele hele halkımızın özgürlük ve bağımsızlık gibi, kutsal bir beklentisi söz konusu olduğunda, geriye doğru adım da atamazsınız. Çok büyük bir vebal ve sorumluluk taşıyorsunuz. Kesinlikle bir Kürde, daha sonra da bir lidere yakışır karar alarak, hareket etmek zorundasınız.

Kendinizde Fıratın suyunu durduracak güç ve iradeyi bulamıyorsanız, yada vakti gediğinde hiç tereddüt etmeden, ayaklarınızın altına konacak olan tabureye tekme sallamaya hazır değilseniz, ne diye bir umut olarak halkımızın karşısına çıktınız ki?

Ayrıca sizin bir telaffuz hatanız, yada yanlış bir beyanınız, sadece size umut bağlayanları değil, bütün Kürtlerin incinmesine, hatta yüz yıl geriye gitmelerine neden olabilir. Halkımız bu ve benzeri acıları çok görmüş, çok yaşamıştır.

Kenya’dan getirildiğiniz gün, uçakta vermiş olduğunuz beyanatınızı bir hatırlayınız lütfen.!

Beyanınız, hemen hemen şöyle idi;

“Ben bir hata yaptım, çok pişmanım. Benim annemde, aslen Türktür. Bundan böyle devletimin emrinde olacağım.“  gibi, talihsiz bir açıklama ile, bütün Kürtleri küçük düşürmüş, yüreklerinin kanamasına neden  olmuştunuz.

Ancak yine de bu asil ve onurlu halk, sizdeki o anlaşılmaz ve inanılmaz değişimi, büyük bir olgunlukla karşılamış, size destek vermeye devam etmişti..

Öylesine ki ! Yetmiş civarında insanımız, hayatlarına son verecek kadar.

Yazıktır, günahtır sayın Öcalan.!

Siz birtek cansınız. Asıl sizin kendinizi bu asil halk için feda etmeniz gerekmezmi?

Siz bırakınız kendinizi feda etmeyi, artık hiçbir itibarı kalmayan,ideolojinizden bile ödün vermediğiniz gibi, hala M. Kemal ile yatıyor, Türkiye diyerek uyanıyorsunuz. Uluslararası komplo başlığı adı altında teoriler geliştirip, harıl harıl kompozisyonlar hazırlayarak, zavallı halkımıza yeni yeni düşmanlar yaratmaya çalışıyorsunuz.

Sizin getirilişinize destek veren ülkelerin, Kürt halkı ile değil, olsa olsa sizin şahsınız ile ilgili bir hesapları olabilir..Zira aynı ülkelerin sayesinde, Güney de yaşayan  kardeşlerimiz başlarını sokacak bir yurt edindiler. Ve dahası, oradaki kuzenlerimiz katliamlardan, bacılarımız ise, tecavüzlerden kurtuldular.

Rahmetli M. Mustafa Barzani ideoloji ve inanç gözetmeksizin, tüm dünya ülkeleri ile yakın dostluklar kurarak, Kürtlerin çıkarı doğrultusunda hareket etmiş, son nefesine kadar da, Kürtlerin katillerine ne bir taviz vermiş, ne de boyun eğmiştir.

Ya siz ?

Siz ise, bir yandan Kürt halkını bin yıldır boynuz darbeleri ile, kan revan içinde bırakan Öküzleri överken, diğer yandan, zavallı halkımızı hayali Dinazorlar ile korkutuyorsunuz.

Çok yazık !

Yine haftalık görüşme notlarınızda, malum değişiminizi anlatırken;

“Artık değiştim. Ne ben eski Abdullahım, nede Türkiye eski Türkiyedir.”diyorsunuz.

İşte bu itirafınız alkışa değer doğrusu. Siz ve Türkiye hakikaten çok değiştiniz, çok.!

Zira siz otuz yıl evvel UMUT iken, bugün UMUTSUZLUK oldunuz.

Türkiyede otuz yıl evvel çocuklar SEVİLİYOR iken, bugün DÖVÜLÜYOR lar.

Örnekleri çoğaltmak mümkün, ancak kısaca şunu demek istiyorum.

Türkler, Araplar ve Acemler asla değişmezler dostum..

Vallahi değişmezler.!

Ne Arapların kutsal kitabından bir ayet, nede Türk devletinin militarist anayasasından bir tek madde değişir. Dolayısıyla  nefesinizi Türkiyenin demokratikleşmesi yerine, Kürdistanın özgürlüğü için harcamanızı tavsiye ederim..

Ne Kürt halkına, nede kendinize yazık etmeyiniz. Dün kaleminizi bir Kürt hakime kırdıranlar, Sizi kullandıktan sonra da, ipinizi yine bir başka Kürde çektireceklerdir.

Görüşme notları

Büyüklerin size “Sayın Öcalan” diyerek hitap edemediği, Kürt çocuklarının size olan sevgilerini ”Bijî serok Apo“ söylemi ile ifade edemedikleri, hiçbir şeyi yasal olmayan, anti-demokratik bir ülkenin mahkumusunuz.

İsminizin doğal bir sıfat ile birlikte anılmasına tahammül edemeyen aynı devlet, her ne hikmet ise, sanki koca İmralı adasını size bir ‘malikhane’ olarak tahsis etmiş gibi, her yere müdahale edebiliyor, her tarafa ulaşabiliyorsunuz.

Her hangi bir Ademoğlu, sizin  haftalık görüşme notlarınızı dikkatlice okuyarak, aynı tarihlerde devletin açıklama ve uygulamalarına baktığında, sizin devlet ile çoktan anlaştığınız kuşkusuna düşecektir..

Nasıl mı ?

Kürt halkının en doğal hakkı, üstelik sizinde olmazsa olmaz vaadiniz olan bağımsız Kürdistan yerine, ecdadımızın kanı ve gözyaşları üzerine kurulmuş olan bu ucube cumhuriyeti, yeniden diriltme ve yaşatma gayretleri içinde bulunuyor olmanızdan..

Adolf HİTLER in, zırhlı bir Mercedes aracı hediye ederek, “Liderlik vasıflarına ve azmine hayran olduğum tek kişidir.”dediği, Kürdistanı inkar, Kürtleri ise imha eden Atatürkü, her hafta değişik bir övgü ile, beyinlerimize sırınga ediyor olmanızdan..

Sağlığınızı sık sık gündeme getirerek, böylece hem  halkımızı  heyecenlandırmak, hemde onların dikkatlerini, sürekli İmralıya çekme gayretlerinizden..

Siz,”Yemeklerime zehir katarak beni öldürmek istiyorlar” şikayetinizi gündeme getirdiğinizde, halkımız çoluk çocuk sokaklara dökülmüş, dünyada eşi benzeri bulunmayan bir protesto ve imza kampanyası başlatmıştır. O günlerde, polis copları altında atılan o milyonlarca masum imzayı, bugün kendinize verilmiş siyasi bir  vekaletmiş gibi, Kürtlerin aleyhine kullanıyor olmanızdan..

Devlet ile birlikte hareket ederek, DTP teşkilatını devre dışı bırakma, kendinizi ise öne çıkarma gayretlerinizden..

Kürt gerillalarını, tek taraflı ateş kesmeye zorlama ve yönlendirmelerinizden..

Ve, ruhunuzdan notlarınıza yansıyan, kararsızlık, telaş ve  pişmanlıklarınızdan..

Mam Recall / U.S.A.

mamoste.kart@yahoo/com

2. Bölümün sonu > Devam edecek

Sn. Öcalan konuştukça, Kürtler kaybediyor 1

Did you like this? Share it:
Niha şîroveyek girêdayê gotarê ye
    xezo says:

    silawu hurmet dera destera ramisim geko herseyden once senin yazilarini okudugumdan dolayi cok memnun oldum ama birazda yurgim burkuldu neden diye soracaksan sebebini yazilarini yayinlamadan evel kendin eksigini dogrusunu duzeltmeden yayinlamasaydin fikrimce neymis yanlisligim dersen musade edersen yazarim ama etmesende yazarim hem seni tanigimdan dolayi hemdehaksizliga tahamullsuzligumden dolayi sayin ocalani elestirdiginden dolayi unutmaki hicbir seysoylemedn eweli senin benim onlarin bunlarin dahada otesi dunyanin kurtleri konu yapmasi kurtlugu kurt miletini dunya arenasina duyuran olu bir halki ici bosaltilmis herseyi elinden alinmis bir halki dirilten can weren kimdir sen 10 bin kilometreden ulke icin yanar tutusurken o emperyalist kiraliyete yasarken neden ulken milletin halkin icin canin yaniyor hata otesi sahra gunesinde kawrulan seferinin bulunmaz suya kavustugunda suyu nasil yudumladiginda sen kurdistani oyle dudusunuyor oyle yudumluyor oyle hisediyorsun bunlarin sebebi nedir ulkeni seviyor hatta tapiyorsun bunlar nasil gelisti senin gercek olan hata eksigi olan bir kurt yasam kilsigine sahipsin her kurdistanli gibi ha soruyorum ha soruyorum 29 isyandan beri bu sorun ortadaydi niye hicbir babayigit el atmadida ha bize simdi bir peygamber gibi yetisen bu insana laf soyluyoruz dogrumu sana soruyorum bide sana bir tvsiyem war duygusal yurt sewer olma en tehlikeli seydir hata bunu serok soyluyor sellamlar ellerinden opmusem altin insan sew bas sellamlar

Bersivê bide vê şirovêye
Pêwîst e
Pêwîst e