Kürdistan ve Ulusal Bilinç – Rodi Ro Perwari

Kürdler, Dünya’nın hamisi olma rolünü bırakmalılar artık. Kürdistan’lı kimi bireyler, Dünya insanlığını kurtarmak için Sosyalist İdeoloji ve politik İslamın tuzağına düsüp işgalci Türk-Fars-Arap şovenizminin bataklığında hala debelenip dururlar. Böylelikle kendilerini işgalcilerin sosyal faşist anlayışından kurtarabilmiş değiller. Bu yetmiyormuş gibi belirgin uluslararası güçleri (ABD, Britanya, Fransa, Almanya, İsrail) karşılarına alıp “emperyalizm” adı altında eleştirirler.

Bir zamanlar Yahudi toplumu, sürgünde yaşadığı ülkelerin sosyal devrimlerinin öncülüğünü yapıyordu ve Dünya insanlığını kurtarma çabasına soyunmuştu. Nazi Almanyası, Yahudi toplumuna soykırım uygulayınca ve göç ettikleri İngiltere’de de yaşam rahatlığını bulamayıp Liverpool’dan kitlesel olarak gemilerle Amerika’ya göç etmek zorunda kalınca; ulusal değerleri etrafında kenetlenip kendi ulusal değerlerinin bilincine varmaya başladı ve ulusal bilinçte yoğunlaşıp kendi devletleri olan İsrail’i silahsız olarak kısa bir sürede kurdular.

Bu gün gezegenin her hangi bir yerinde dünyaya gelmiş bir Yahudi’ye nerelisiniz diye sorulsa; cevabı “İsrailli’yim” der. Bir çok Yahudi İsrail’i hayatında hiç görmemiş ama İsrailli olduğunu; yani kimliksel bir ifade için İsrailli olduğunu belirtir. Oysa Kürd Ulusu’na mensup kimi bireyler ise, Kürdistan’da doğmuş ve büyümüş olmalarına rağmen aynı soruya cevapları; “dünya ülkemiz ve insanlık ulusumuz” derler. Çünkü biz Kürdler’e uygulanmış soykırımların ve sürgünlerin hala bilincine varmış değiliz. Bundan dolayı bir Kürd bireyi, Kürd trajedilerini başka bir ulus yaşamış gibi algılıyor.

İkinci Dünya Savaşına kadar Yahudi toplumu Avrupa’da işçi/emekçi örgütlenmesinin öncülüğünü üstlenmişti; kitlesel eylemleri organize edip birey ve toplum olarak katılım sağlıyordu. Örneğin Marks’ın, Troçki’nin birey olarak Yahudi kökenli olmaları tesadüfi değil. Yahudi toplumu asırlarca acı, ızdırap, sürgün ve soykırımlara maruz kaldığı için yaşadığı her sürgün ülkede toplumsal olaylara duyarlı olması diyalektiğin bir gereğiydi. Benzer şekilde Kürdler’in, Anadolu’nun bir çok yerinde ve göçmen Avrupa’da işçi/emekçi eylemlerinin organizasyonunu üstlenip kitlesel olarak katılım sağlaması gibi. Örneğin Anadolu’da ve Avrupa’da sürgünde yaşayan Sosyalist ve Komünist hareket ve fraksiyonların yönetici kadrosu ve tabanının çoğunluğunun Kürdler oluşu; geçmişte Avrupa’daYahudi toplumunda olduğu gibi tesadüfi değil.

Yahudi toplumu Nazi Almanyası’nın zülmüne maruz kalınca, Amerika’ya mecburen göç etmek zorunda kaldı; ulusal kültürü etrafında yoğunlaştı, örgütlendi ve ulusal bağımsızlığına kavuşmayı silahsız olarak başarabildi.

Kürdistan’da ise belirgin hareketler ve isyanlar soykırımla sonuçlandı; 1805’de Levanduz Kürdistan Ulusal Bağımsızlık Hareketi, 1842’de Bedirxan Bey Cizre Kürd İsyanı, 1856’da Yezdani Şer Kürdistan Hareketi, 1879’da Şeyh Ubeydullah Nehri Kürdistan Hareketi, 1915’de Hizan Kürd İsyanı, 1919-21 Koçgiri Kürd İsyanı, 1923’de Simko Axa Kürdistan Hareketi, 1925 Şex Said Kürd İsyanı, 1926-32 Ağrı Kürd İsyanı, 1930’lardan günümüze kadar olan Barzan Kürdistan Ulusal Hareketi; 1938’de Dersim Kürd Soykırımı, 1978 Maraş Kürd Soykırımı ve 1988 Halepçe Kürd Soykırımı belirgin olarak yaşandı.

Buna rağmen Kürd Ulusu, hala ulusal değerleri etrafında bir bütün olarak yoğunlaşabilmiş değil; bu yüzden Kürd Ulusu hala ulusal devletini kurma bilincini güçlendirebilmiş değil. Bunun için yedi parçaya bölünmüş Kürdistan’ı ve Kürd Ulusu’nu bir bütün olarak değerlendirirsek; Kürd Ulusu hala yarı uykulu bir hal yaşıyor, tam uyanabilmiş değil. Çünkü yaşanmış soykırımların ve sürgünlerin hala bilincinde değil.

En belirgin örneği; Kürd Ulusal direnişinin simgesi ve bağımsızlığının yol göstericisi olan ulusal kültürünün önemli bir parçası olan Newroz; Kürd politik örgütlenmelerin program ve tüzüklerine göre kutlandı ve kutlanıyor. Kimi Kürdistan’lı örgüt/politik hareketler, Newroz’u Avrupa’da ayrı günlerde ve ayrı mekanlarda kutladı. Çünkü Kürd Ulusu’nun varliğina dayanan hareketler/örgütler/partiler, Kürd Ulusal Değerleri’ni politik amaçlarına hala alet ediyorlar.

Kürd bireylerinin politik düşünceleri birbirinden farklı olabilir; ama bu demek değil ki Kürd Ulusal Değerleri etrafında toplanma pratiğinden yoksun olunacak. Yapılması gereken, ulusal değerler amaç edinip ulusal bir politika yapılmalı; örgütsel/partisel politik kaygılar ulusal değerlerin önüne konulmamalı.

Kürd Ulusu’na mensup bireyler, ulus olma bilincinden yoksun olduğu için; işgalci güçlerin Kürdistan’daki sömürgeci sistemleri hala devam ediyor. Oysa ki Kürd Ulusu’na mensup bireyler, Kürdistan’ın tarihi ve güncel gerçeklerinin bilincine varsalar; Kürdistan’ın bir bütün özgürlüğü hayal olmaktan çıkıp gerçeğe dönüşür. Çünkü günümüz Ortadoğu ve Dünya genelindeki değişimler, Kürdistan’nın bir bütün özgürlüğünü belirliyor.

Öncelikle Kürd siyasi hareketler/oluşumlar, politikayla Kürd Ulusal Değerleri’ni birbirine karıştırmaması gerekiyor. Çünkü Kürd Ulusal Değerleri tartışılmaz gerçekler iken, politik/siyasi idealler ve eğilimler tartışılır, zamanla değişir ve bulunduğu koşullara göre farklılık arz eder. Oysa ulusal değerler, geçmişte ve günümüzde aynı. Çünkü ulusal değerler; Kürd Ulusu’nu, Kürdistan’la bütünleştirir; oysa Kürd siyasi/politik hareketler/oluşumlar Kürd Ulusu’nu, Kürdistan’dan uzaklaştırır/soğutur.

Onun için bölgesel, örgütsel dar parti/hareket anlayışından kurtulmamız için ulusal kültürümüze ve ulusal tarihimize yoğunlaşmak gerekiyor. Biz Kürdler’in yaşadığımız, bulunduğumuz ülkelerde sürekli ulusal değerlerimiz etrafında bir araya gelme anlayışını geliştirmeliyiz. Geçmiş kültürel değerlerimizi gün yüzüne çıkarıp bilincine varmalıyız ki ulusal değerlerimiz, politik bilincimizin üstüne çıkıp Ülkemiz Kürdistan’ın bir bütün özgürlüğünü elde edebilelim.

Ulusal kültür ve tarihten yoksun bir Kürd bireyin, Sosyalist ideolojinin ve Politik İslamın tuzağına düşmesi zor değil. Çünkü Kürdler esaret altında yaşayan bir ulus. Esaret koşullarında yaşayan bir ulusa ait birey, sosyal ve politik olaylara karşı duyarlı olur ve herhangi bir örgütün/partinin/gurubun çekim alanına kolaylıkla girer.

Biz Kürdler’in ulusal değerlerimiz etrafında bir araya gelebilmemiz için 1960’lı yıllardan beri Sosyalist İdeoloji ve İslamiyetle şekillenmiş örgüt ve partilerin yapısını Kürd Ulusal Değerleri’nden beslenmesinin önüne geçmemiz gerekiyor. Öncelikle bunu deşifre etmemiz gerekiyor. Bu ise Kürd Ulusal Değerleri’nin bilincine varmakla olur.

Kürdistan’da, İslami ve Sosyalist hareketlerin ortak ve benzer yönü; Kürd Ulusal Değerleri’ni kullanıp politik örgütlenme yapmaları ve Kürd Ulusal Tarihi’ni bilmemeleri. Bu iki politik orgütlenmenin (Sosyalist ve İslami) tuzağına düşmemek için Kürd Ulusal Değerlerini her şeyin üstünde tutmak gerekiyor. Kürd Ulusal Değerleri öncelikli amaç olmalı; politik ve dini örgütlenmeler Kürd Ulusal Özgürlügü’nün birer yakıtı olmalı.

Kürd Ulusu’na mensup bireyler, Sosyalist ideolojiyle Türk/Fars/Arap/Ermeni/Azeri şovenizminin tuzağına düşmüş olur ve belirgin uluslararası güçleri (ABD, Britanya, Fransa, Almanya, İsrail) karşısına almış olur. Aynı şekilde Kürd Ulusu’na mensup bireyler, İslamiyeti referans alıp örgütlenirse tekrar Türk/Fars/Arap/Azeri şovenizminin tuzağına düşmüş olur ve uluslararası güçleri (ABD, Britanya, Fransa, Almanya, İsrail)  tekrar karşısına almış olur. Çünkü İslami bir anlayış Kürd bireyini El-Qaide’nin/Hamas’ın/Hizbullah’ın tuzağına çeker ve yukarıda belirtilmiş uluslararası güçler ise adı geçen İslami guruplarla zaten savaş halindeler.

Onun için her Kürd, esaret altında yaşayan bir ulusa mensup olduğunun; ulusal özgürlüğü olmadığı için bir çok soykırıma maruz kaldığının; mecburi sürgünlere tabi tutulduğunun bilincine varmalı. Bu da her Kürd’ün; Kürdistan Tarihi’nin, Kültürü’nün, Sanatı’nın, Coğrafyası’nın, Sosyal Yaşantısı’nın bilincine varmasını gerektirir.

Kürd Ulusal Değerleri’nin etrafında bilinçlenip ve yoğunlaşıp Kürdistan’ın bir bütün özgürlük mücadelesinin bilincine varmak gerekiyor; dar gurupçu, partizancı ve politik bölgesel çekişmeleri Kürdistan’nın özgürlüğü için terk etmek gerek.

Did you like this? Share it:
Hîn tu şîrove giredayê gotarê nîn e
Bersivê bide vê şirovêye
Pêwîst e
Pêwîst e