Bir pilot subayın anlatımlarıyla Kürdistan’daki katliamlar

Sevê Evin Çiçek

Bölgede helikopterler, uçaklar hangi birimlerin izinleriyle uçurtuluyorlar? Görevlendirmeler, operasyonlar, bombardımanlar ve F..ler

Benim asli görevim muhabereydi….Muhabere Bölük Komutanıyım. Asli görevim pilottum. Bölüğü albaya  bırakırım. Örneğin bir gurubun yeri keşfedilmiştir. Ajan, ihbarını tugay komutanlığına vermiştir. Tugay komutanlığı, Diyarbakır Aşayış Komutanlığı’ndan Korgenerali arar. Kimden ne bilgi almışsa iletir. Bundan sonra ilkin F-5 ilgili bölgeye gönderilir. Tur atılır. Alanı kamerayla tesbit eder. Bilgileri F-4 ve merkez üsse bildirir. F-4 kaldırılır ve F-5 lere eskort  yaptırılır. Hedefler gösterilir. Uçaklar alanı bombalarlar.

Kobralar savaş helikopterleridir, jet uçakları gibidirler. Görevleri bombalamadır. Attıkları roketler kobranın sistemidir. Bomba roket atar. Fakat tipini bilmiyorum. Ancak herhangi bir bomba da ayarlanabilinir. Havadan kobralar, karadan timler, havadan hava kuvvetleri uçakları görev yapar. Kobra da iki pilot olur. Birisi helikopter kullanırken, diğeri ateş açar. Ateşçidir.

Şırnak tugayda ki Muhabere Şube Müdürü planlamayı yapar, bildirir. Askeri taktik ve planlamaları kurmay başkanı ve kurmay subayları yönlendirirler. Bilgi vermeme gereği duyarlarsa, sadece operasyon sabahı  gerekli bilgiyi verirler. Tugay  komutanı,  kurmay  başkanı bana emir verirlerdi.

Kürdistan’da binlerce asker ve “özel görevli”lerce hangi yoğunlukta  bir savaş yürütüyordunuz?

Yoğunluk demek, şiddet demektir. Oradaki savaş orta yoğunlukta bir savaştır. Ama devletin bütün yoğunluğunu almıştır. Orta yoğunluktaki savaşta nerede olay varsa, saldırı orayadır. Türk Ordusu orta yoğunluktaki savaşı aştı. Toptan  savaş olduğu anlaşılırsa dünyaya rezil olacak. Bir de bölgesel savaşlar var. Bölgesel savaş olursa  da NATO’dan yardım alamaz.

Fiilen bu savaşın devamını isteyen kim, kimler? Niye?

Devlet bu savaşın devamını istiyor. Yani T.C.Ordusu’nu yönetenler istiyorlar. Savaş, subaylar için gelir kaynağıdır. Bu gelirlerinden olmak istemiyorlar.

Korucular Kürddüler ve düzenli ordu için görevlendirilmişlerdi. Onlara bakış, yaklaşım neydi?

Korucular! Koruculara güvenmezlerdi. Onları, eşşek gibi kullanırlardı. Korucular, timlerle birlikte operasyonlara giderler, çatışmaya girerler. Korucularda ölür veya yaralanırlar. Ben yaralı korucuları helikopterle Şırnak’dan, Diyarbakır’a askeri hastaneye taşırdım. Astsubay, subay, er, korucular taşıdıklarım arasındaydılar.

1996’nın Temmuz ayıydı. Bir gün Dêrhîn/Dêrahéni’ye(Uzungeçit)karayolu ile gittik. Benden sonra diğer subaylar da geldiler. Bunların arasında Gökçen Üsteğmen’de vardı. Paşa, hepimizi çağırdı “Tek tek birliği harekete hazırlayın.” Bu hazırlıklar süreci içindeyken Uzungeçit Bölük Komutanı Osman “Gel kahveye gidelim.”dedi ve kahvede bana “Orada koruyucular halka kötü davranıyor mu? Biz burada kahveye gittiğimizde, halk kalkıp gidiyor.”açıklamasında bulundu.

Bölgedeki bayana yaklaşımı gözlemlediniz mi? Ordu mensupları girdikleri evlerde, çadırlarda tacizde tecavüzde bulunmadan çıkmıyorlar. Bu konu konuşulmuyor. Taciz, tecavüz edilen bayan sayısı binlerce, sayı belli değil. Suskunluk devam ediyor. Ordu ve bayan konusunu açar mısınız?

Uzungeçit’e kahvede kahve, sıgara içiyoruz. Küçük bir çocuk vardı. Korucularsa kendi aralarında konuşuyorlardı. Espiri yapıyorlar. “O çocuk benden. En ufak kız benden…..O benden….” Bu espiri benim için çok tuhaftı….

Şırnak’da oralı korucuların, komutanlara yerel halktan kadınları peşkeş çektikleri söyleniyordu. Doğru mu, yanlış mı bilmiyorum. Bir akşam ordu evindeyiz. Kurmay başkanı saat on bir de beni çağırdı. Bir albay, bir binbaşı, ben ve üsteğmen’e “Yarın Gerur (Ortabağ) bucağı Bêcuh(Gülyazı)ya gitmeye hazır olun.”emrini verdi.

Albay Mustafa “Öyle icab etmiş. Binbaşı Ali Şahin, bir kaç astsubay hazırdırlar. Sabaha kalkın gidin.” Emrini verdi.

Sabaha kalktım, giyindim ve hemen gittim. Herkes bekliyor. Uludere(Qılab)Gülyazı’ya(Bijuh-Bêcuh) gittik. Baktık ki bir gerginlik var. Sadece rütbeliler değil, aynı zamanda erler de gerilim içinde. Gülyazı’da Albay vardı. Albay: “Fevzi Albay’ın ifadesini alın.”emrini verdi.

Alay komutanı Albay Fevzi diyor ki “Falanca kadın getirilsin.” İstediği kadını kendisine götürüyorlar. Albay Fevzi, Hatice adında ki kadınla aşk yapmak istiyor. Kadın ise bu albayla sevişmeyi red ediyor ve kendisini asıyor, öldürüyor. Albay, O kadınla yatmak isterken oradaki koruyucular da nöbet tutuyorlar.

Yekmal, Şırnak merkeze 85, Uludere ilçesine ise 48 km uzaklıkta. Beytüşşebap’a(Elkê)bağlı. Yekmal-Andaş-Mezra’da Melek Tatar  korucuydu. Orada çatışma oldu. Bu çatışma sırasında bir korucu ayağından yaralanmıştı. Melek Tatar geldi. “İnşallah kurtulur.”diğeri korucu ise “İnşallah ölür. Çünkü fıstık gibi karısı var.”dedi.

Melek Tatar, kısa boylu ve sarışındı. Bölgede halk tarafından sevilen biri değildi. Ben onu tanıdığımda, kendisini tanıyanlar onun için “Bu adam kavatın biridir.”açıklamasında bulunuyorlardı ve kendisini sevmediklerini belirtiyorlardı. Tatar’ı tugay da ve Yekmal’de de gördüm. Bu adamın komutanlarla yerel bayanlar arasında ilişkiler kurduğu söyleniyordu. Daha doğrusu bu Tatar’ın Muhabere Şube Müdürüyle özel ilişkileri vardı. Biz hatır için telsizleri onarırdık.

Taciz, tecavüz de sıradan olaylar haline getirildiler. Rahatsız edilme, taciz, tecavüze başka örnekler verebilir misiniz?

Şırnak merkez de sürekli olarak oluyordu. Basında yer almıyordu.”

Şırnex(Şırnak ve Kronoloji

-1925-27 sürecinde Şırnaklı yurtsever ağalar yakınlarıyla birlikte Konya’ya sürgün edilirler. Aç bırakılan bu insanlar dilenmek zorunda bırakıldılar.

-Serane(baş) vergisinin çıkartılmasıyla Êzdî inancındaki Kürdler Şengale göç ederler.

– Gêrê’de köylüleri topluca öldürme. Haziran 1990

Mart-Ağustos 1992 Şırnak; Şırnak pilot bölge olarak seçildi. Olagan Üstühal Bölge Valisi Ünal Erkan yönetimin de Şırnak’da(Şırnex) özel bir plan uygulamaya konuldu. Şehir merkezinde, ilçelerde onlarca insan  ve hayvan öldürüldü. Evler tahrip edildiler.

-24 Temmuz 1996, Şemdinli Derecik İç Güvenlik Taburu’nda 12 korucu JİTEM tarafından öldürüldüler.

-Şırnak’da  22.12.2009’a kadar öldürülen geçici köy korucusu sayısı: 256.

– Zorla, şiddet uygulanarak koruculaştırılan Dêrgul(Kumçatı) beldesi Belediye Başkanı Osman Demir’le diğer korucular, toplam 28 kişi hakkında dava açıldı. 5.7.2001

– Şırnak’ın Elkê(Beytüşşebap) ilçesine bağlı Germav köyüne baskın düzenleyen askerler, 24 korucuyu  ‘PKK’ye yardım ettikleri’ gerekçesiyle gözaltına aldı.  Şırnaklı koruculara idam istendi. 17.7.2001

– Qılab(Uludere)’da Haziran 1999 tarihinde esir alınan 4 PKK’liye yardım ettikleri ileri sürülen 6’sı köy korucusu ile 2 korucu yakını hakkında Diyarbakır 1 No’lu DGM’de açılan dava : Koruculara idam cezası. 08.05.2002

Koruculara asker dayağı : Şırnak’ın Silopi ilçesine bağlı Görümlü beldesinde 12 korucu askerler tarafından kaba dayaktan geçirildiler. 8.1.2002

– Şırnak’ın Beytüşşebap İlçesi’ne bağlı Çeman Köyü korucuları ile Hemkan Köyü korucuları arasında ot biçme yüzünden çatışma çıktı. Çatışmada, bir korucu başından yaralandı. 17.7.2002

– Şırnak’a bağlı Beytüşşebap ilçesinde Yaşat, Ilıcak, Ortalı ve Dağaltı köylerine yönelik 1993’te başlatılan gıda ambargosu aradan 10 yıl geçmesine rağmen hızından bir şey yitirmeden devam ediyor. Köylüler daha öncesinde olduğu gibi gıda maddelerini poşetlerle alıyor. Torba ile gıda maddesi bulundurmak ise yasak. Köylüler evlerine gıda maddesi alabilmek için önce Beytüşşebap İlçe Jandarma Karakolu’na dilekçe veriyor. 17.6.2002

– Koruculuğu kabul etmeyince 1994 yılında boşaltılan Şırnak Beytüşşebap’a bağlı 220 haneli Hemkan (Beşağaç) köylüleri de geri dönemiyor.

Beytüşşebap’ın Mezra bölgesinde de 1994’te boşaltılan Kaçan ve Ewrex köylüleri de korucubaşı ve Mezra Belediye Başkanı Hüsnü Timur’un baskısıyla köylerine dönemiyor.

1990 yılında boşaltılan Siirt Pervari’ye bağlı Hol (Ulusu) ve Kal (İnceler) köyleri ile Hakkari merkeze bağlı Kaval, Marünıs köyleri de Sülehyan ve Peyanıs köyü korucularının işgalinde. Hakkari’nin Berwar bölgesinde 1993 yılında boşaltılan 11 köyden Şimuinıs, Guranıs, Koçanıs ve Sevin köylüleri… Berwar bölgesi, büyük bir bölümü mayınlı olduğu ve yasak bölge ilan edildi. Köylüler ot biçmek ve hayvanlarını otlatmak için köyün dışına çıkmalarına izin verilmediğini söylüyor. 3.7.2002 3.7.2002

-1990’lı yıllarda “Sekiz kişiyi kurşuna dizdik, 20 köyü yaktık” diyen eski korucu Ethem Seyhan, 12 yıl boyunca devlet ve korucuların zoru ile Şırnak…

-Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde Cumhuriyet Başsavcısının makam aracına bomba saldırı ile Silopi İlçe Emniyet Müdürlüğü önünde eş zamanlı olarak patlayan 2 bombanın aralarında kontrgerilla, itirafçı ve korucuların bulunduğu JİTEM elamanları tarafından gerçekleştirildiği öğrenildi. 23.11.2005

-3’ü kardeş 4 korucuya müebbet hapis 2.12.05

Şırnak’a bağlı Dergûl (Kumçatı) Beldesi’nde ikamet eden Musa Anter’in katili JİTEM’ci korucu Hamit Yıldırım hala görevinin başında.

-Şırnak’ta korucuların toplam sayısı: 6 bin 756 (17.12.2009)

-Şırnak Cumhuriyeti’nin başmimarı Şırnak Jandarma Alay Komutanı Albay Levent Ersöz, Şırnak halkına karşı uyguladığı ve kamuoyunca yakından bilinen hertürlü yasadışı ve gayri insani ‘marifet’lerine rağmen, Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanlığı’na atanarak, ödüllendirildi. 10.3.2002

-2004’te mayın nedeniyle ölen Şırnaklı sayısı 25.

-‘Habur’da günlük dönen kara para 1 trilyon

-Silopi Şoförler Odası Başkanı: Habur’da korkunç şeyler dönüyor

-Karakol inşaatlarında köylüler çalıştırılırken, araçlara elkonarak bedava kum taşıtılıyor

-11 köylü yakılarak öldürüldü. Şırnak’ın Bassa(Güçlükonak) ilçesi Şikeftiyan (Taşkonak) ve Bizina (Koçyurdu) köyleri arasında yer alan Pırider mevkiinde 15 Ocak günü kurşuna dizildikten sonra yakılan 11 köylü. 31.1.1996

-10 Aralık 1993 ile 25 Ocak 1994 tarihleri arasında halkın ilçeyi boşaltması için iki kez havan toplarıyla dövülen Cizre ilçesinin Cudi mahallesi boşaltılmış halk da göçetmişti

-Uçaklar yine köyleri vurdu: Şınak merkeze bağlı Bâvê ve Bêsukê ile Bassa(Güçlükonak) bağlı Gêwer ve Uludrere’ye bağlı Şiriş(Sapaca) köyleri savaş uçakları ve helikopterler tarafından bombalandı. 26 Mart 1994 tarihinde askeri uçak ve helikopterler, Şırnak’ın Gewer (Kuşkonar) Ve Beysuké (Koçağılı) köyleri ve bölgedeki yerleşim birimlerine yönelik yoğun bir bombalama eylemi gerçekleştirdiler. Gewer ve Beysuké’den 38 ölü. Paramparça olmuş cesetler ve onlarca yaralı.

Tanıklar konuştu: “Köyler bombalamadan önce basıldı.” Cesetler dağıldı. Kimysala madde kullanıldı.Ölülerin etleri parçalanmış, kıyma gibi olmuştu. Parçalanan, dağılan bedenler birbirlerine karışmışlardı. T.C. medyası ve 27, 28 Mart 1994 tarihli bazı gazeteler: “Uçaklardan düşen bombalar sonucu çok sayıda kişi öldü”

25 Mart günü bombalanan Cizre’ye bağlı Şaxê(Çağlayan) ve Hebler(hisar) köylerinde ölenlerin sayısının ise 4 olduğu bildirildi.29.3.1994

Newroz günü topa tutuldu: Şırnak merkeze bağlı Navyan (Güneyçam) köyünün devlet güçleri tarafından yakılmasından sonra… 31.3.1994

Operasyonlar sırasında köylerdeki ekili alanlar ve ormanlar devlet güçleri tarafından yakılırken, köylülerin söndürme çabaları da engelleniyor.

-« Cudi’de köyler bombalandı 2.7.1994

-Baskılar sonucu Güney Kürdistan’a göç eden Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı 60 hanelik Kalık (Bağlı) ve 200 hanelik Mıju (Akduman) köylerine 24-25 Haziran günlerinde baskın düzenleyen devlet güçleri evleri yaktılar. 3.7.1994

–Şır­nak’ın Beytüşşebap ilçesine bağlı Mehri (Kovankaya) köyüne devlet güçlerince uy­gulanan baskılar sonucu 4 yıl sonra köy halkı ikinci kez göç etmek zorunda kaldı. Asurilere ait köye yaklaşık on gün önce yapılan baskın­da tüm evler yakılıp yıkıldı. 8.7.1994

-Daha önce boşaltılan Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesine baglı Hemika köyü 25 Eylül günü uçaklalarla bombalandı. 29.9.1994

-Toplama kampları için acil eylem çağrısı: Uluslararası Af Ör­gütü. Hakkari-Beytüşşebap’taki toplama kampında tutulan 1500 köylü ile il­gili acil eylem çağrısı yaptı. Önceki gün yapılan çağrıda, Beytüşşebap’ın Mezra köyündeki toplama kampında, aralarında kadınların ve çocukların da bulundugu 1500 köylünün tamamıyle keyfi bir şekilde tutulduğu bildirildi. Toplama kampının bulundugu köye gitmelerine izin verilmeyen İHD Hak­kari Şube yetkilileri de köye giriş-çıkı­şın yasak olduğunu ve köylülerin hala kampta tutulduklarını açıkladılar. 30.7.1994

– Darê de toplama kampı:Şırnak’ın Suçatı Nahiyesi’ne baglı Meydan (Seslice), Berêmire (Güneşli), Aşilme (Başkaya) ile Silopi’ye baglı Deşta Lela (Kork) köylerinden korucu olmayı kabul etmedikleri için zorla getirilen yaklaşık 2 bin köylü, dört ay boyunca Şırnak’ın Darê (Akçay) Köyü’nde oluşturulan toplama kampında tutuldu. 20.9.1994

-Köylüler dört aydır Mezra da rehin: Beytüşşebap ilçesine baglı Evrex (Gökçek), Kanyareş, Nıhalagerma, Sulaf ve Sergiwan köylerinden 6 Haziran 1993 günü Güney Kürdistan’a göç etmek isterken korucu ve askerler tarafından Mezra beldesine getirilen yaklaşık 500 köylü açlık, yokluk, hastalık ve yaklaşan kışa ragmen halen kampta tutuluyor. 11.10.1994

– Köy yakmanın askeri kodu: Roma falliyeti

– Yerlikaya ve Köylüoğlu : Köyleri asker yaktı 11.10.1994

-6 Haziran 1994 tarihinde Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesine bağlı Ewrex (Gökçe), Kanireş (Karapınar), Nihalagenima (Buğday deresi), Hüsrevpaşa, Sak(Taşkıran), Girxaç (Bayraklı), Sergivani (Emekli) Şepire, Sulav, Beyar ve Çığlıca köylerine yapılan baskınlarda, çok sayıda ev yakılıyor. Göçertilen köylülerin büyük bölümü Mezra beldesine yerleştirilirken, bir kısmı da Şırnak, Hakkari, Beytüşşebap ve Van’a göç ediyor. 24.10.1995

-Korucu ve korucu yakınları: Çukurca, Şemdinli ve Uzundere ilçelerinden geçtigimiz yıl silah bıraktıktan sonra Van’a göçeden yaklaşık 300 korucu ailesi ve yakınları, yiyecek, yakacak ve ilaç bulamadıkları için zor durumda. Yaklaşık 150 ailenin yerleştirildigi Beyüzümü köyünde, bulaşıcı hastalıklar başgösterirken, halk parasızlıktan doktora gidemiyor. 12.1.1996

– Askerler 16 sığıra el koydu: Tabur, tarlaya kuruldu. Hakkari’nin Şemdinli ilçesine bağlı Garê (Tekel­li) Köyü’ne yerleşen seyyar askeri tabur, köylülere ait 16 büyükbaş sığıra el koydu. Köy­deki yüzlerce meyve ağacını kesen askerler, kö­yün etrafını da mayınladı. Köylüler, zararlarının karşılanması için Içişleri ve Adalet Bakanlığı’na başvurdu. 2.9.1996

-Sınır boyu mevzi kazılıyor: Çukurca’dan Şırnak’a kadar Güney Kürdistan sınırına yapılan askeri sevkiyat sonucu sınırda yaklaşık 45 bin asker konumlandırıldı. Havadan da yapılan sevkiyat sonucu bölgeye tank, top gibi ağır silahlar kaydırılırken, askerlerin sınıra paralel olarak mevziler kazmaya başladıkları bildirildi. 22.2.1996

-Göçzedeler açık sınırında : Türk Ordusu’na bağlı özel savaş birimlerince yapılan koruculuk dayatması ve köy boşaltmaları sonucu, 1993 ile 1996 yılları arasında göç ettikten sonra Hakkari’nin Merzan, Biçer ve Dağgöl mahallelerine yerleşen köylüler, zor günler yaşıyor. İşsiz kalan ve evlerinde yiyecek ekmeği olmayan göçerler, dağlardan topladıkları otlarla ve aşevinden aldıkları yiyecek ile geçiniyor. 26.5.2001

–Köylülere kurşun yağmuru : Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Mêrge köyünde önceki gün Türk ordu güçlerince kurşun yağmuruna tutulanlardan iki köylü yaşamını yitirirken bir köylü de ağır yaralandı. Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Merge köyünde askerlerce kurşun yağmuruna tutulan köylülerin çıkan tartışmanın ardından evden ayrılan kızını aramaya çıkan ve soyadları belirlenemeyen baba Ömer, oğlu Mehmet ile ismi öğrenilemeyen Korucubaşının yeğeni oldukları belirlendi. 14.9.2001

-Abluka ve işkence altındalar: Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde iki köy yaklaşık bir aydır abluka altında ve göçettirilmeye zorlanıyor. Yardan köyündeki erkekler 20 gündür ağır işkence altında gözaltında tutulurken, Hisarkale köyünde gözaltına alınan erkekler, 10 gün işkence gördükten sonra serbest bırakıldı. 25.7.2001

– Ortaçlı ve Aşat : İHD, TOHAV ve HADEP’in çağrısı üzerine bir araya gelen 12 kişilik heyet, Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde boşaltılan Ortaçlı ve Aşat köylüleri ile görüştü. Kıl çadırlarda barınan köylüler askerlerce köylerine geri dönmeye zorlandıkarını belirterek, köylüler « Gidersek açlıktan ölürüz’ diyorlar. 9.8.2001

– Şırnak’a bağlı Beytüşşebap’ın Ortalı ve Aşat köylerini üç ay önce boşalttıran askerler, bu kez tam tersini yaptı. ABD Adana Başkonsolosu gelecek diye, göçzedeler apar topar geri götürüldü.

– İnsan Hakları Heyeti’nin Beytüşşebap’taki Göç ve Gıda Ambargosu’na İlişkin Araştırma ve İncelemesi : Şırnak ili Beytüşşebap ilçesine bağlı Aşat (15 hane) ve Ortaklı (30 Hane) köylerinin 20 Temmuz 2001 günü boşaltılması, aynı ilçeye bağlı Ilıcak (70-80 hane), Dağaltı (40-50 hane), Hisarkapı(12 hane) köylerine gıda ambargosunun uygulanması, köye giriş ve çıkışların yasaklanması, söz konusu köylerin boşaltılma tehdidi ile karşı karşıya olmasıyla, işkence konulu başvuru ve iddiaları araştırmak üzere…oluşan İnsan Hakları Heyeti 08.08 2001 tarihinde başlayan ve iki gün süren araştırma ve incelemelerini tamamlamıştır……

-1994 yılı insan hakları ihlalleri bilançosu: Yakılan-boşaltılan köy ve mezra : 1500 köy / 31 orman.

-1995 yılı insan hakları ihlalleri bilançosu Yakılan-boşaltılan köy ve mezra : 243

-1996 yılı insan hakları ihlalleri bilançosu Yakılan-boşaltılan köy ve mezra : 68

-Tarım ürünlerinden sonra hayvan ihracatı da düştü

-OHAL tarım ve hayvancılığı bitirdi

-Behêre-Şeranış-Ertoş-Ninova-Maxmur Kürd mülteci kampları oluşturuldu

Göçenlere de bomba: Güney Kürdistan’a göç devam ediyor. Şırnak’ın Uludere ilçesi üzerinden Güney Kürdistan’a göçen aileler sınır kesiminde devlet güçlerinin top ve tank atışlarına hedef olurken, açılan ateş sonucu 1 köylü yaşamını yitirdi. 8.10.1994

Kürdistan Demokrat Partisi’nden Türkiye’ye kınama: Kürdistan Demokrat Partisi (KDP), Türk ordusunun Güney Kürdistan’a yönelik yaptıgı bombardımanı kınadı. KDP, Türk ordusunun yaptıgı bombardıman sırasında sivil yerleşim birimlerinin hedeflendigini ve askeri harekatın devam ettigini belirterek, meydana gelen zararın karşılanmasını istedi. 26.5.1996

Türk savaş uçakları tarafından bombalanan Güney Kürdistan, Bote kampı: Hakkari’nin Çukurca ilçesi güne­yinde Ranya ile Diyana kasaba­lan arasında yer alan ve geçen hafta Türk savaş uçaklan tarafından “Bote kampı” diye bombalanan Paşti­lan, Mehbut, Xizna ve Bane köylerinin önceki gün saat 14.00 sıralarında tek­rar bombalandıgı bildirildi. 22.7.1996

T.C.de basında, İnsan hakları birimlerinde İç mülteciler

-“12 bin kişi, Türkiye’ye dönmek istiyor.”

-“Irak’tan 12 bin mülteci dönüyor.”

-“Maxmur’dan Geri dönüş için 10 talep”

-“Mahmur kampına ABD operasyonu”

-“İHD: ‘Mahmur Kampı’ndakiler PKK’lı değil mültecidirler”

-“PKK’ya güvenlik barajları”, « Sınıra karakol yerine baraj »

Eski Siirt İnsan Hakları Dernegi Şube Başkanı / Gazeteci-araştırmacı-yazar

Not:  Metin Sevê Evin Çiçek`e aittir. İzinsiz kullanılamaz.

Did you like this? Share it:
Hîn tu şîrove giredayê gotarê nîn e
Bersivê bide vê şirovêye
Pêwîst e
Pêwîst e