Azadî lideri Cibranlı Xalid Bey ve arkadaşlarının ölüm yıl dönümü panelinden notlar

Benisa Erdem

Azadî örgütü lideri Cibranlı Xalid Bey ve arkadaşlarının ölüm yıl dönümü nedeniyle, 14 nisan günü Çarçıra Kitapevi tarafında, Ankara da bir anma toplantısı düzenlendi.

Fikret Başkaya’nın başkanlığını yaptığı Özgür Üniversitede düzenlenen panele katılımın çok yoğun olması sıkıntı yaratsa da, bana göre çok etkileyiciydi. Konuklar arasında Doğu Ergil, Canip yıldırım gibi bir çok saygın kişiliğin olması da, önemliydi. Tahsin severin sunumu ile başladı. Ayrıca” Unutturulmaya çalışılan bir örgüt ve çarpıtılan bir tarih 1925 Hareketi “kitabını da imzalayan Tahsin Sever: “Batılı güçlerin yardımıyla Kurulan Türkiye Cumhuriyeti, aynı zamanda Kürd ve Kürdistan ulusal sorunun da başlangıcıdır. 1925 hareketi ve onunla ilintili anlatımlar, bizi ve çok sonraki kuşakları da etkileyen bir süreçtir… Ağrı Dersim 1925 ve Koçgiri gibi hareketlerin ulusal direnmeler olduğunu kabul edene kadar, Kürt hareketi,  Türk soluna ve Türk devletine ve gerekse bunların Kürdistan da ki versiyonlarına karşı çok bedel ödedi” dedi.

İlk sözü paneli düzenleyen Fettah Karagöz’e verdi,

Fettah Karagöz kısaca şunlara değindi: Toplumlar kendi kökleri ile var olurlar. Bu anlamda her toplum kendi geçmişini bilme ve sorgulama hakkına sahiptir.

Azadî örgütü, Kürt tarihinde derin izler bırakan bir örgüttür. O nedenle irdelenmesi gerektiğine inanıyorum. Kürtlerde eksik olan, yaşanan tarihin bilince çıkarılmamış olmasıdır.

Kürdçe eğitim yapan medreselerin kapatılması ve Latin alfabesine geçilmesi, Kürdlerin geçmişle bağlarını koparmaktır. Aynı zamanda hafızasını silmektir. Yirminci yüz yılın son çeyreğinde tüm dünyanın gözleri önünde, Halepçe ve Enfal soykırımı ile Diyarbakır cezaevinde yapılan vahşet vekatliamları bilince çıkarmanın yanı sıra, yeni nesillere aktarmak öncelikli görevimizdir. Aksi takdirde millet olmamız mümkün değildir. diyerek sözlerini bitirdi.

Sonra panele geçildi. İlk sözü alan, Yıllar önce T.C’nin kuruluşunu en iyi tahlil eden ve paradigmanın iflas ettiğini söyleyen Fikret Başkaya, Kürtler ve Türklerin yalanını söyleyen bu devletin baskıcı ve tekçi yönünü anlattı. Kürt siyasetçilerinin bunu böyle bilmeleri gerektiğini vurguladı…

Naci Kutlay: Azadî örgütünün Bolşeviklerle ilişkilerini anlattı… Ayrıca Azadî liderinin Lenine gönderdiği mektubu ile ilgili bilgiler verdi.

Rus konsolosluğunun Kürdistan’ın kurulması ile istemelerini içeren belgeler sundu.

M Emin Sever: Zamanının çoğunu anılara ayırırken özelikle Azadî örgütünün Kürt tarihi cemiyetinden çıktığını söyledi… Son sözü alan İsmail Beşikçi:

Türkiye de devlet, arşivleri istediği şekilde düzenleyerek, tahribatlar yaparak açmış olduğunu veya yapamadığı tahribatları da, açmak istemediğini söyledi. Bilim adamları ve aydınların açılmayan arşivler üzerine yoğunlaşmasını istedi. Özelikle,  Bitlis Özel Harp dairesinin açılmayan arşivlerinde, devleti zora sokan Kürt ve Kürdistan savunmalarını ortaya çıkarmak istemediğini anlamamız gerektiği üzerinde durdu…

“Kürdistan istiklal komitesi (Azadî)nin 1920 yılının sonu ile 1921 yılının ilk aylarında kurulduğu tahmin ediliyordu. Sovyet arşivlerinden çıkan belgeler, örgütün kuruluş çalışmalarını 1919 yılına kadar götürür

Geçmiş yüz yılda meydana gelen. Kürt Halkının kaderini etkileyen olayların üzerindeki sis perdesi yeterince aralanmamıştır. Bu durumun birbiriyle bağlantılı önemli sebepleri vardır. Özelikle Azadî ile ilgili bilgi ve dokümanların Genelkurmay arşivine kapatılarak sır gibi saklanması Azadînin önemini açıklamaya yeter.” ( 1925 Azadî örgütü… Tahsin sever)

benisaadet@hotmail.com

Did you like this? Share it:
Hîn tu şîrove giredayê gotarê nîn e
Bersivê bide vê şirovêye
Pêwîst e
Pêwîst e