TV NET’TE Açık Oturum
Kitap – Tanıtım

Peyama Azadi Manset

Get Adobe Flash player

Neden ulusal, çağdaş ve demokratik bir Kürt hareketine ihtiyaç vardır*- Azad Fisli

Civina_Amede2009“Neden ulusal, çağdaş ve demokratik bir Kürt hareketine ihtiyaç vardır; Öncelikleri ve stratejik hedefleri neler olmalıdır.”  gündemi ile ilgili görüşümüz.

Kürd Ulusal Hareketinin Temel sorunu Kürdistanî Bir Siyasetten Ve Bu Siyaset Üstünde Yükselen Bir Siyasi Özneden Mahrum Olmasıdır.

Kürt ulusal hareketi; Kürdistanîlik ile Kürtçülük, ya da ulusal siyaset ile azınlık veya devrimci siyaset ile diplomatik-bürokratik siyaset arasında savrulup durmuştur. İdeolojik, siyasal, programsal ve örgütsel olarak ulusal siyaset ile azınlık siyaseti arasında bir ayrışma olmadığından, sınıfsal-ideolojik bakımından tüm ayrışmalar da yapay ve maddi temelinden yoksun ayrışmalar olup yıkıcı sonuçlar yaratmıştır.

Bundan dolayı Kürdistan siyasi akımların önemli bir kesimi için birlik tek kurtuluş yolu olarak adeta bir sığınağa dönüşmüştür. Hâlbuki Kürdistan ulusal hareketinin temel sorunu, birlik değil, Kürdistanî bir siyasetten mahrum olmasıdır. Bu sorunu aşmanın yolu, birlik değil; bunun yolu, ulusal siyaset ve bu siyaset üstünde yükselen bir siyasi öznenin yaratılmasından geçer.

Başta Kuzey Kürdistan’da olmak üzere genel kapsamda bütün Kürdistan’da var olan siyasal paradigmaların çoğunlukla kullandıkları dilde bir kavram karmaşası vardır: Ulus, ulusal siyaset, Kürdistanîlik, Kürdistanî siyaset derken herkes aynı şeyi söylüyor gözükse de, içerik açıldığında, gerçekte bunların birbirlerinden çok farklı şeyler söyledikleri açığa çıkar. Bunda 4 parçaya bölünmüşlüğün de getirdiği dinamik kırılmaların payı da eklenince, 2 ana içerik ortaya çıkar. 1-Kurdistanî siyaset, 2-Parça katında hareket eden parcaçı siyaset ile azınlık siyaseti.

O halde sorunun adını net koymalıyız.Bize göre;

Kürt Ulusal Sorunu, Kürdistan sorunudur. Yani dört parçaya bölünüp işgal edilmiş bir ülkenin bağımsızlık sorunu ve bu ülkede yaşayan Kürt ulusunun devletleşme sorunudur. Durum böyleyken Kürt ulusal sorunu; Kuzey Kürdistan’da ulusal siyasetle azınlık siyaseti arasında, Doğu ve Güney Kürdistan’da ise ulusal siyasetle parça katında kısmi bağımsızlık kavgası siyaseti arasında çelişik, istikrarsız ve belirsiz bir siyasi zemin üzerinde hareket etmektedir. Yine bize göre; farklı devletlerin egemenlik sistemine bağlı olarak ortada olan Kürdistan’ın farklı statüsünden dolayı parça katında kısmi bağımsızlık kavgasının hedefe dönüşmesi halinde bile ulaşılacağı yer azınlık siyasetidir.

Başka bir anlatımla Ulasal siyaset: tek bir Kürt Ulusu ve tek bir Kürdistan coğrafyası olduğuna göre Kürt Ulusunun ve ülkesinin birliği üzerinde oluşan Bağımsız Birleşik Kürdistan Cumhuriyeti amacını gerçekleştirmedir. Bu olgunun gerçekleşmediği her düzeyde, halen ezilen ulus problemi çözülmemiştir demektir.

Ulusal siyaset, Kürt ulusuna diğer parçalardaki kardeşleri ile birlikte özgür bir geleceği kurmanın siyasetini taşır.

Parçacı ve azınlık siyaseti ise Ulusal sorunu muhteva itibari ile siyasal değil kültürel bir olgu olarak ele alır ve demokrasi ya da hukuk mücadelesine indirger. Bundan dolayı Kürdistanî olmaktan çok Kürtçü’dür. Çünkü bu siyaset, sorunun çözümünü işgalci devletin idari yapılanmasının değiştirilmesi ve bu çerçevede diğer parçadaki Kürdistanlılar ile değil, işgalci ulus ile birlikte yaşamanın siyasetini halka taşır. Yani Kuzey Kürdistanlılara Güney Kürdistanlılar ile Doğu Kürdistanlılar ile Güney Batı Kürdistanlılar ile birlikte yaşamanın siyasetini değil, Türkiyeliler ile birlikte yaşamanın siyaseti olan Demokratik TC, Federal TC, İslami TC, Sosyalist TC Siyasetini taşır; aynı paralelde İran, Irak ve Suriye siyasetini taşır.

Kısacası ulusal siyaset, Kürdistan siyasetidir. Azınlık veya parça katındaki siyaset Türkiye, İran, Irak ve Suriye devletlerine sunulan projelerin siyasetidir. Açıkça anlaşılacağı üzere biri Kürdistanî siyaset, kişi grup ya da örgüttür, diğeri ise Türkiye, İran, Irak, Suriyeli aydın, siyasetçi, siyasal gurupturlar. Bunlar orijin olarak Kürt ve Kürdistanlı da olsalar izledikleri siyaset, farklı ülkelerin siyasetidir. Kürdistan’a proje sunmuyorsan ha Almanya’nın, ha Fransa, ha Türkiye veya İran’ın siyaseti olmuş fark etmez. Bu siyaset anlayışı Kürdistan’ın değil başka bir ülkenin siyasetidir. Üzerinde nasıl birlik olur? Almanya veya Fransa’daki idari yapının değişmesi ve oradaki Kürtlerin durumunun düzeltilmesi ne kadar Kürdistanî siyaset değilse TC, İran, Irak, Suriye’nin İdari yapısının değiştirilmesini esas almak da o kadar Kürdistanî siyaset değildir, olamaz.

Öyleyse ulusal siyasetten anladığımız nedir?

Ulusal siyaset; ulusu, kendi tarihsel-toplumsal değerleri üzerinde kendi ulusal örgütlerine kavuşturup, tüm ulusun ulusal siyasal başkaldırısı ile ulusal devlet kurma faaliyetidir. Diğer bir deyişle sorunu asli sahiplerine götürüp, onların ulusal siyasi bilinç ile donanmalarını sağlamaktır. Basitçe Ey Kürdistanlılar! Kurtuluşun işgalcilerin ülkenden atılıp diğer kardeşlerinle kendi devletini kurmandan geçer; bunun için kurumlarını kur, örgütlen ve ulusal siyasal başkaldırıyı örgütle, demektir. Bu her halu-kârda her nesnel koşulda yapılabilecek, yapılması da gereken bir faaliyettir.

Parçacı ve azınlık siyaseti ise, nesnel koşullardan hareket eder ve soruna siyasi değil, kültürel zeminde yaklaşır. Kürdistan ülkesinin nesnel koşullarından değil, Kürdistan parçalarının nesnel koşullarından hareket etmektedir. Bunu da nesnel koşullara yada ütopyaların peşinde koşmama ile gerekçelendirir ve diplomatik-bürokratik mücadeleyi temel alır. Siyaseti ulusa taşımayı değil, işgalci devletler ve diğer dünya devletleri ile pazarlıkta temsili esas alır. En radikal mücadele yöntemini işgalci egemen devletin idari yapılanmasının değiştirilmesinde bir pazarlık aracına dönüştürür. Örneğin. PKK, gerilla mücadele stratejisiyle hem Kürt ulusuna azınlık siyasetini taşımakta, dayatmakta ve hem de azınlık siyasetinin üstünü örten bir perde görevini üstlenmektedir.

Bundandır ki, ulusal siyaset devrimci siyaset iken; parçacı ve azınlık siyasetleri düzen içi ve bürokratik reformist siyasetlerdir. Ulusal siyaset; Kürdistanlıları ve Kürt ulusal hareketini özneleştirmeyi hedefleyen bir faaliyetken, parçacı ve azınlık siyaseti Kürdistanlıları ve Kürt ulusal hareketini nesnelleştirme faaliyetidir.

Bu iki ayrı siyasettir ve kendini farklı örgütlenmelidir. Doğru olan Kürdistanî siyaseti savunanların kendi birliğini kurmaları; parçacı ve azınlık siyasetini savunanların ayrıca kendi birliklerini kurmalarıdır.

Bunun için Kürdistan’ın tarihsel deneyimlerinden sonuçlar çıkararak net ayırım çizgileri ile bu ayrışmayı yapıp, ulusal siyasetin toplumda egemen olmasının kavgasını vermek her Kürdistanlı kadronun tarihsel görevidir. Unutmayalım ki Şex Abdulselam Barzani, Alişêr ve Abdulrezak Bedirxan Emperyalist paylaşım öncesi ve sürecinde Osmanlılık ve Sefevilikten ayrı bir Kürdistanî siyaset ile savaş sürecinde taraf olmanın kavgasını verdiler. Ama Kürt aydın ve ileri gelenlerinin büyük bir bölümü Osmanlılık–Safevilik siyaseti içinde ve devrimci değil, diplomatik ve bürokratik kültürel kavgayı seçerek yıkılma sürecindeki bu iki egemen devleti yeniden üretmenin birer dayanağına dönüştüler. Ne zaman ki tasfiyelerine yönelindi o zaman ulusal siyaset zeminine döndüler ki, taşlar çoktan yerine oturmuştu ve yenilgi kaçınılmazdı.

Bugün yine benzer tarihsel koşullardayız. Dünya kapitalizmi ekonomik durgunluğu ve siyasi krizi birlikte yaşamaktadır ve dünya nüfuz alanları paylaşma sürecine yeniden girmiştir. Kürt ulusal hareketi, azınlık ya da parçacı siyasetinden kendini arındırıp ulusal siyasete yönelme kararlılığını gösteremezse,  ezilen-ulus statüsünde bile var olması mümkün olmayacaktır.  Çünkü ezen-ulus devletlerinin ortak programı, bu süreçte Kürtleri demokrasi umuduyla azınlık siyaseti zemininde oyalayıp, Ortadoğu savaşının kızışma sürecinde soykırıma tabi tutmaktır. Zaten Kürdistan coğrafyasında bu anlamdaki savaş ve imha programları yürürlüktedir. Ne var ki, dünya emperyalist-kapitalizmi nüfuz alanları yeniden paylaşma sürecini yaşamakta ve tarafların konumlanmaları netleşmemiştir. Bundan dolayı ezen-ulus devletlerin bu konumlanmalarda oluşturdukları siyasetleri de çelişik, istikrarsız ve belirsizdir.  Açık ve İstikrarlı olan tek siyasetleri Kürtlerin imha edilmesidir. Bu planda dünya paylaşım savaşının hangi güçler arasında ve hangi biçimlere bürüneceğinden bağımsız olarak bu süreçte Kürdistanî siyaset yerine Kürt ulusuna azınlık siyasetini taşımak en büyük ihanet olacaktır.

Özetle, Bağımsız birleşik Kürdistan ve devrimci bir siyaseti açık ortaya koymayan bir birlik, örgütlenme ve harekette biz yokuz.

Kürdistanî siyaset zemininde ortak hedef ve ilkelerin yön verdiği açık ve militan/devrimci bir birlik, örgütlenme hedefini önüne koyan kişi, grup ve çevrelerle her düzeyde adım atmaya varız. Bu platform bu anlayış düzeyinde uzlaşıyor ise öncelikle şunlar yapılabilir:

1-Bu anlayışa uygun dinamik bir komisyon veya komite oluşturmalı. Bu yapı iller bazında da alt örgütlenmelere gitmeli ve bu perspektif içinde seyreden herkesle ortak bir kitlesel örgütlenmeyi önüne koymalıdır.

2-Bir program ve tüzük komisyonu oluşturulmalı ve bu komisyon hazırladığı taslak metnini genel toplantıya getirmelidir.

3- Bu anlayışın açılıp tartışılması için kitle iletişim araçları yaratmayı hedeflemeli ve acil olarak bir Internet sitesi oluşturmayı önüne koymalıdır.

4-Böylesi bir örgütlenme maddi olanaklar gerektirdiğinden öncelikle gönüllü bir aidat beyanına başvurulmalıdır.

*5-6 Aralık 2009 ‘da Diyarbakır’da gerçekleştirilen “Kürt Ulusal Hareketini Birlikte Aramak”

Toplantısın da Kürdistan Gençliği kolektivizmi adına sunulan metindir. Toplantıya katılıp görüşlerimizi sunmakla birlikte sonuç bildirgesine katılmıyoruz. Kamuoyunun dikkatine sunulur.

Azad Fisli

xortefisi@hotmail.com

Hîn tu şîrove giredayê gotarê nîn e
Bersivê bide vê şirovêye
Pêwîst e
Pêwîst e