Devlet’in “Kürt Açılımı”na karşı bir Kampanya daha!

JI BÎRÛRAYA GIŞTÎ RE KAMUOYUNA
Bêyî ku qet proje yan pêşniyareke çareserîyê bête pêşkêşkirin, xaleke bi navê “Vebûna Kurd” xistin rojevê û ba û bahoz li dora wê hat rakirin. Sîstema serwerîya Tirk û sîyaseta Tirk a gelemperî ketiye nav krîzeke kûr; ji ber ku êdî nikane wek berê birêve bibe. Vê krîza sîstemê bi jihevketina pergala dinyê dest pê kir, bi têkoşîna li Kurdistana Bakur û statuya Kurdistana Başûr kûr bû. Hemû tarîfên Komara Tirkîyê (KT) pûç bûne, lewra li tarîfên nuh digere ku hebûna xwe bi wan bidomîne. Hîmê vê “vebûn”ê, bi rotûşên qismî domandina kolonyalîzma li Bakurê Kurdistanê ye. Armanca “vebûn”ê ne çareserkirna pirsgirêkê ye; armanc jihevxistina tevgera rizgarîya Kurdistanê -ku bi xwe hêza çareser a vê pirsgirêkê ye- û bi tevayî muxalefeta welatparêz e.

Sîyaseta înkarê ya ku bi salan domandin, nuha dixwazin bi vî awayî bidomînin: Erê yek bi yek Kurd hene, lê netewa Kurd, Kurdistan tuneye. Heke meriv bibêje, erê Kurd hene, lêbelê netewa Kurd, Kurdistan tuneye, ev dibe sextekarî. Referansa hebûna yek bi yek Kurdan Kurdistan e. Gelê Kurd, gelê otokton ê welatê xwe ye. Di van şertan de welatparêzî ew e ku meriv rastîya netew-welat bide pêş û li dijî çareserîyên sexte raweste.

Hinek rêxistin û xwendayên Kurd ku xwe wek rewşenbîr didin xuyakirin jî pişta vê sîyasetê digirin; ji bo rasyonalkirina sîyasetên ku bêstatubûn û teslîmîyetê ferz dikin di nav hewldanan de ne; şikandina nîrê kolonyalîzmê û serxwebûnê wek bi zirar û ne mumkin didin xuyakirin; ev yek jî bi îbret tê şopandin.

Em bibîr tînin ku, em van têgîhaştinên ku mafên ji bo hemû gelên dinyê pêwîst û kêrhatî ji bo netewa Kurd wek maf nabînin, qebûl nakin, wan şermezar dikin û bang li welatparêzên Kurdistanê dikin ku li ser vê mijarê hişyar û hesas bin.

Ortada hiçbir ciddi proje ve hatta çözüm önerisi olmadan gündeme sokulan “Kürd açılımı” etrafında koparılan fırtına devam etmektedir. Türk egemenlik sistemi ve genelde Türk siyaseti derin bir kriz içindedir. Bu, eskisi gibi yönetememe krizidir. Sistemin bu krizi dünya düzeninin çökmesiyle başlamış, Kuzey Kürdistan’daki mücadele ve Güney Kürdistan’daki statü ile derinleşmiştir. Tüm tarifleri bozulan TC, varlığını sürdürecek yeni tarifler peşindedir. Açılımın esası Kuzey Kürdistan’da kolonyalizmi kısmi rötuşlarla sürdürmektir. Açılımın hedefi “sorunu” çözmek değil, bu sorunun çözümleyici gücü olan Kürdistan kurtuluş hareketini, bir bütün olarak yurtsever muhalefeti çözmektir.

Yıllardır sürdürülen inkar politikası bu kez tek tek Kürdler vardır ama Kürd ulusu, Kürdistan yoktur formunda sürdürülmek istenmektedir. Kürd vardır Kürd ulusu, Kürdistan yoktur demek sahtekarlıktır. Tek tek Kürdlerin varlığının referansı, Kürdistan’dır. Kürdler kendi yurtlarının otokton halkıdırlar. Bu şartlarda yurtseverlik ulus-ülke gerçekliğini öne çıkarıp sahte çözümlere itiraz etmektir.

Bir kısım Kürd örgütleri ve aydın geçinen okumuşlarının bu politikaya çanak tutmaları, statüsüzlüğü ve teslimiyeti dayatan politikaları rasyonelleştirmeye çalışmaları; sömürgeci boyunduruğun kırılmasını ve bağımsızlığı, gereksiz, zararlı ya da imkansız gibi göstermeye çalışmaları ibretle izlenmektedir.

Dünyadaki bütün uluslar için gerekli, yararlı olan hakları Kürd ulusu için hak görmeyen bu anlayışların kabul edilemez olduğunu hatırlatıp kınıyor, Kürdistan yurtseverlerini bu konuda uyanık ve duyarlı olmaya çağırıyoruz.

Bedran Acar

Fırat Acar

İbrahim Acar

Selim Acar

Terzan Adıbelli

Gurbet Adıbelli

Mahmut Ağamolla

Ahmet Akın

Fadime Aktert

Vehbi Aktert

Aziz Alış

Mahmut Alpşen

Fethi Arslan

M. Emin Aslan

A. Selman Aşkın

Tuncay Atmaca

Hüseyin Avcu

Diyar Aydın

Hanefi Aydın

Sait Aydoğmuş

Rojhat Badiki

Sulheddin Baki

Berwarto

A. Vahit Bilge

Baran Boksan

Berzan Boti

Sıddık Bozarslan

Rıdvan Bulgak

Davud Çalıştıran

Vakkas Çelik

Sinan Çiftyürek

Şükrü Derin

Felat Dılgeş

Ahmedê Dirihî

Hüseyin Dündar

Tahir Ege

Mehmet Emşen

Şerif Erten

İhsan Espar

Celal Evin

Ahmet Geçer

Derviş Genç

Cemil Gündoğan

Deniz Gündüz

Can Gülşenoğlu

Vedat Güzel

Zeynel Abidin Han

Ferec Irmak

Şemseddin Işıklı

Ali Kemal İncesu

Mustafa Kalhan

Amed Kani

Remzî Kerîm

Abdullah Keskin

Ruken Bağdu Keskin

Edman Kino

İhsan Kınık

Abdülmenaf Kıran

Muzaffer Kızıl

Ekrem Korkusuz

Nursin Kotan

Ahmet Kurt

Cabbar Kurt

M. Ali Kut

Mahmûd Lewendî

Alan Lezan

Roşan Lezgîn

M. Malmîsanij

Caziye Mantu

Mehdiye Mantu

Alişan Mercan

Seydxan Mercan

Fevzi Namlı

Ahmet Nede

Mahmut Nêşite

Suphi Orak

Mîr Osman

Kadir Öksüz

Ahmed Önal

Metin Öncel

Rıfat Sefalı

Zınar Soran

İhsan Şener

Ferac Temel

Cemal Tunç

Şaban Turgut

Sedat Uğur

Halit Uso

Xidir Uso

Memet S. Uzun

Paşa Uzun

Şehmus Üle

Seid Veroj

Şeref Yalçın

Hatice Yaşar

Cafer Yıldırım

H. Hüseyin Yıldırım

Mehmet Yılmaz

Aziz Yücedağ

Aso Zagrosi

Sıtkı Zilan

Nezire Önler

Özgür Önler

Fadıl Özçelik

Hatip Özer

Ramazan Pertev

Cemal Piran

İsa Polat

Lokman Polat

Laleş Qaso

Serhed Qers

Baran Rızgar

Serdar Roşan

Mehmet Salih

Metin Sandalcı

Beşir Sansür

Abdurrahman Önen

Ekrem Önen

Fuat Önen

Did you like this? Share it:
Niha şîroveyek girêdayê gotarê ye
    Kadir Canbek says:

    Konuya dair yazi hazirlamayi habire planliyorum, ama icraata dokemedik bir turlu. Degerli vatansever Ergul Kiyak’in kulaklari cinlasin; o hic olmazsa cektigi bunca cileye ragmen etkili ve dusundurucu makaleleri siralamaya basladi; o’na gore siyasi cile tuzu milyar kere kuru bende ise hala tik yok !

    Ise, yukaridaki kampanyaya yonelik bir kac kelamla baslayacagim;genis bakis acisini en kisa zamanda site yonetimine gonderecegim.

    Kampanyanin deklerasyonunda, asagiya aldigim cok onemli bir tahlil var:

    “Türk egemenlik sistemi ve genelde Türk siyaseti derin bir kriz içindedir. Bu, eskisi gibi yönetememe krizidir. Sistemin bu krizi dünya düzeninin çökmesiyle başlamış, Kuzey Kürdistan’daki mücadele ve Güney Kürdistan’daki statü ile derinleşmiştir”

    Turk egemenlik sistemi, ” Turk” adiyla baskalarinin ulkelerinde efelik yapti yapali kriz icersinde aslinda, oyle degil mi ?

    Deklerasyon da adi gecen krizi ” dunya duzeninin cokmesi” gibi, gayet muglak , tarifi belirsiz ve ultra iddiali bir cumleyle, hic bir ek-yan destege ihtiyac duymaksizin Turklerin mevcut siyasi-sosyal hamlelerinin temeline oturtmak, bizim Kurd siyasilerdeki dunyayi anlamada kendilerine yasattiklari zulmu net bicimde gosteriyor.

    O zaman en iyisimi biz Kurdler, dunyanin bundan sonra kurulmasi dusunulen duzeninin de cokmesini bekleyelim.. Turkler istermisiniz bize devlet falan versinler ve bizlerde yine, sirf dunya duzenine karsi oldugumuzdan( hala oralarda bir yerlerde hafizamiz durmus ya !) bu politik hamleye, yine kendimizinde aciklamaya , daha dogrusu anlamaya bir turlu yanasamadigimiz ” milli muhalif”likten muzdarip tahlillerle karsi cikalim !

    Neden unutuyoruz ?

    Turkler, kendi Kurd sorunlarini kendi aralarinda , ilk defa, hapse atilma ve aninda telef edilme tehlikesine maruz kalmaksizin, kardes kardes tartisiyorlar.

    Ve elbette bu hayati tartismaya, Turkleri ezeli ebedi kardes goren Kurdlerde katiliyorlar.

    Daha dogrusu, onemli bir kismi.Bir kismida yukaridaki imzalarda mevcut galiba, yoksa oyle degilmi ? Turkler kardes mi, dusman mi ?

    Sunu neden kabullenmeyelim; eger Turklerin bu demokrasilerinin ariza tamiri, asgarisinden Kuzey’e ulu orta Kurdcenin Kurd evlatlarina ilk okul itibariyle ogretilmesi gerekliligine dair bir konsensusu olusturacak potansiyeli tasiyorsa, toptanci itiraz gereklimidir ?

    Dusunduklerimin bir kisminida, siteye daha sonra gonderecegim.

    Tum imzacilara selam ve iyi gunler dilerim.

    Kadir Canbek
    kalpatin1@hotmail.com

Bersivê bide vê şirovêye
Pêwîst e
Pêwîst e