H. Fidan Cinayeti ve Kampanya Üzerine

Hikmet FİDAN adı Kürdistan’da şu veya bu biçimde ulusal Kürt siyasetine bulaşmış her kulağın duymaya alışık olduğu bir isimdir.Alçakça bir suikast ile katledildikten sonra Kürdistan’da yaratılmış icazetli siyaset tekellerinin sorgulanmasını sağlayan manevi bir önder olarak hepimizin yüreğine gömüldü.

1980 öncesi Ulusal-Demokratik Kürt siyasetlerinin seyrettiği sularda Kürt adı kullanarak , Ulusal saflara giren ve ardından diğer ulusal güçleri devre dışı bırakan siyaset korsanlarını barındıran mevzii olarak PKK Kürt politikasında tek güç olarak;diğer gurup ve partilere karşı uyguladığı şiddet politikasına yeni bir saldırı perspektifi daha açtı.

 Bu korsanlar, sonradan kaleme aldıkları kitap ve makalelerde, siyasal sürecini devam ettirmekte kararlı Kürt siyaset adamlarının sırat köprüsü olarak adlandırılan Diyarbakır Askeri cezaevi koridorlarında yaşanan vahşete “ortak” olduklarını ilan edip siyasal hayatlarını iyimser bir tanımla şaibe altına almaya çalıştılar. Diyarbakır cezaevi anlatımlarında ortaya konulan ölçü ise eğer PKK dan referansın yoksa ve belli bir ilişkide geliştirmemişsen koridorlarda ve koğuşlarda yapılan işkencenin ortağı olmaktan kurtulamazsın hükmüydü.

Nitekim bu ölçünün sarsıldığı ve kırılma yaşayarak çöktüğü ilk ciddi deneyim rahmetli Vedat Aydın’ın katledilmesinde ortaya çıktı.Vedat 12 Eylül 1980 öncesi Kürt guruplar içinde DDKD’ye yakınlığı bilinen özelliklede Diyarbakır ve çevresinde ismi olan biriydi.Ancak Diyarbakır’ı anlattığı iddia edilen kitapların ortaya çıkardığı ölçülere uymuyordu.Sesi gür siyasal yetenekleri de olmasına rağmen ismi kendi koğuşunu aşarak koridorlardan taşıp bir sembol olarak ortaya çıkmamıştı.

O, Sömürgeci Türk Devletinin uyguladığı terör, vahşet ve zulmü derinliğine yaşayanlardan biri olarak, cezaevinden tahliyesinden hemen sonra Kürdistan’da silahların namlusunun adeta kapattığı bir alanı, gelişen açık siyaset anlayışının Sömürgeci Türk Devleti üzerinde yaratacağı tahribatları ve ulusal Kurtuluş mücadelesine katacağı siyasal nitelikli gücün ortaya çıkmasında oynadığı rolle Kürdistan’da yürütülen kirli savaştan beslenen kısa tanımla derin devletin suikast araçlarıyla imha edildi.

Vedat AYDIN’ın katledilmesi ile işareti verilen ve kürt aydınlar üzerinde uygulanmaya başlayan faili meçhuller dönemi KUKM’ye ağır zararlar verdi. Hikmet FİDAN bu dönemin ortaya çıkardığı kürt siyasetçilerinden biridir. Ancak,ben kendisini 1992 yılına kadar kişi olarak tanımazdım. Hakkında yakınlarının ve yakın mücadele arkadaşlarının anlatımlarından 12 Eylül 1980 yılında gözaltına alındığını SYNT Diyarbakır 5 nolu Askeri Cezaevinde Tutuklu kaldığını öğrendik.Kendisinin kaldığı koğuşlarda bile isminin çokça bilinip duyulduğu konusunda da kuşkuluyum.Askeri savcı onun hakkında nasıl bir iddianame düzenlemişti ve ne kadar ceza alıp cezaevinde ne kadar kalmıştı bilmiyorum.Ama Hikmet’te Vedat gibi cezaevini anlatan kitap ve dergilerde,gazetelerde yayınlanan makalelerde ortaya çıkarılan ölçülere uymuyordu.

Tasfiyeci mantık ile kaleme alınan ve sırf saflarındaki müritleri fanatikleştirmek üzerine kurulu kahramanlık menkıbeleri bir sure üzerine düşen lanetli tasfiyecilik görevini yerine getirdi.Sonra bu anlayış başta kurgulandığı gibi kirli bir silah olarak yaratıcılarına yöneldi anlayış ters tepti. 25 Temmuz 2005 Neden içime sindiremiyorum? Bu imza kampanyasına katılmayı içime sindiremiyorum.Ancak Hikmet FİDAN’ın infaz kararını verip ipini çekenlerde dahil olmak üzere bu süreci hazırlayan ve katkı sunan her kişiyi ayrı ayrı ve nefretle kınıyorum.

Bu kampanyaya katılmayı neden içime sindiremiyorum?Çünkü ,halen içimizde dolaşan ve konuştuğu zaman ağzından alev ateş saçılanlar,içinde oldukları örgütlerde örgüt hukukunu hiçe sayıp öz yoldaşı veya yoldaşları hakkında gözünü kırpmadan infaz kararı verenler.Yoldaşlarını kaçırıp 100 gün işkenceli sorgu yapanlar,kişisel çıkarları uğruna her türlü yöntemi göze alabilenlerin ve bu şahısları bildikleri halde,bu şahıslara bir milim bile güvenmedikleri halde sadece örgüt çıkarı adına sessiz kalanların isimlerinin olduğu..

Bizatihi siyasal süreçlerinin bir evresinde arkadaşlarının idam hükmünü verip kalem kıranların ve uygulamasına katılanların içinde olduğu.. Çok açık biçimde yargısız iç infaz olmasına rağmen işlenmiş örgüt içi cinayetleri yazdıkları kitaplarda verdikleri mulakatlarda ve kaleme aldıkları makalelerde savunanların var olduğu.. Brakuji savaşlarının nesnel bir yorumu yerine olguyu tamamen tasfiyeci bir anlayışla yorumlayarak yüzlerce kürdün haksız bir kavgada telef olmasına çanak tutanların imzasının olduğu..

Yaşanan siyasal gelişmelere ve orta-doğuda değişen koşullara rağmen bağlayıcı bir kürt hukuk anlayışı geliştirip o hukuka uymayı tek tek veya topluca ifade etmekten imtina edenlerin.Düşman kabul ettikleri sömürgeci,işgalci ve ilhakçı kabul ettikleri bir hukuk sisteminden talepte bulunmayı içime sindiremediğim için ben bu kampanya metnini imzalamıyorum..

2 Ağustos 2005

Did you like this? Share it:
Hîn tu şîrove giredayê gotarê nîn e
Bersivê bide vê şirovêye
Pêwîst e
Pêwîst e