Dün ve Bugün

AKP hükümetine haksızlık etmemek lazım. öncekilerin yaptıklarını unutmamalıyız. hafızalarını gerektiği gibi kullanmayanlar aynı acı gerçekleri tekrar tekrar yaşarlar.  15 yılda (1984-1999) 30.000 ölü 17500 kayıp, 4.500 yakılmış, boşaltılmış köy vardı. o günden bu yana ölenlerin sayısı 40.000′ i geçti. farkı: 1999’dan önce insanları onar onar öldürüyorlardı. 1999’dan sonra birer birer öldürüyorlar.

Önceleri türkiye’yi abd destekli kemalist milli güvenlik kurulu yönetirdi. Diğer bir deyişle asker yönetirdi. Devletin akp’den önce jitem, hizbullah, derin devlet, tit vb. yasadışı paramiliter örgütlerle kuzeyli kürtlerin başına getirmediği vahşet kalmadı. İnsanlara bok yedirmekten asit kuyularına atmaya, kurşuna dizmekten gözaltında kaybetmelere, köyleri yakmaktan kalorifer kazanlarına atmaya, vahşetler ansiklopedisinin tüm maddeleri insanlar üzerinde tüm detaylarıyla uygulandı. Önceleri güvenlik güçleri ve paramiliter kontra örgütlerinin tek hedefi Kürtlerdi.

anonymous-internet-turkey-protest-siŞimdi ise abd destekli muhafazakar AKP hükümeti yönetiyor. Şimdi Kürtlerle birlikte ergenekoncu- ırkçı kızıl elma iktidar odağı, yaşam tarzlarına müdahaleden rahatsız marjinal grupların dahil olduğu hükümet karşıtı türkler de artık hukuksuzluktan paylarını alıyorlar. oranı, derecesi farklı olsa da hukuksuzluk devam ediyor…

Aynı kapsamda operasyonu devam etmekte olan ergenekon ve kck sanıklarının polis ve gizli tanıkların orantısız güç ve politik yargı uygulamalarına maruz kaldığı artık gizlenemeyecek bir gerçektir. Söz konusu operasyonların büyük ortadoğu ve kuzey afrika projesinin türkiye’ye özgü  uygulanma biçimi olduğu da söylenebilir.

Güvenlik güçlerinin göstericilere karşı kurşundan çok biber gazı ve tazyikli su tercih etmeleri, sistematik işkenceden ferdi işkence uygulamasına geçmiş olmaları kendileri açısında büyük bir gelişmedir.

Dersim katliamının resmen tanınması ve devlet adına başbakanın özür dilemesi Kürdistan sorunun çözümünde önemli bir kilometre taşı olarak değerlendirildiyse de, sonrası gelmedi. İfade ve düşünce özgürlüğünun geçmişle kıyaslanmayacak kadar geliştiği herkes tarafından kabul ediliyor.

Türkiye’nin avrupa birliğine aday ülke statüsünü kazanması AKP hükümetinin hanesine yazılacak diğer önemli bir artı puandır.

Kürtler, Kürtçe ve Kürdistan kavramlarının tabu olmaktan neredeyse çıkmaları yine bu hükümet döneminde olmuştur. Kürtçe’nin yayın organlarında kullanılması, üniversitelerde kürdoloji bölümlerinin açılması, seçmeli ders olarak okulların müfredat programına dahil edilmesi 90 yıllık bir tabunun yıkılması türkiye demokrasisi açısında önemli bir gelişmedir. Ancak, kürdistan sorununu çözmek yerine elindeki karizmatik, etkili bir hükümlü aracılığıyla sürece yayması, çözüm adına asimilasyon ve entegrasyonu gündemleştirmesi hem kendisi hem de muhatabı açısında hayırlı olmayacağı bilinen diğer bir gerçektir.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından “biz yaşam tarzımızı kimseye dayatmayacağız” dendiği halde tıpkı kendilerinden önceki kemalist anlayış gibi yaşam tarzlarını toplumun diğer kesimlerine dayatmaları akp hükümeti için sonun başlangıcı oldu denebilir. AKP hükümetinin bu hayati hatası marjinal grupların karşıt iktidar odağı ergenekon-kızıl elma grubunun öncülüğünde istanbul’da başlatılan gösterilerilere aktif katılımını beraberinde getirdi.

AKP hükümeti kendi yaşam tarzını kendisi gibi düşünmeyen kitlelere dayatmaktan vazgeçerek ergenekon-kızıl elma iktidar odağını yalnızlığa iterek süreci demokratik yollarla akılcı bir şekilde yönetebilirdi. Emniyet güçlerine orantısız güç kullandırtarak, Lice’de karakol yapımını protesto eden kitlenin üzerine ateş ettirerek göstericilerin ölmelerine ve ağır yaralanmalarına yol açtı. Böylece kendisini işin içinden çıkamaz hale getirdi. Kitleleri susturmaya çalışması, hak taleplerini görmezden gelmesi, muhaliflerini kendisinden önceki iktidar odağının yaptığı insanlık dışı uygulamalara maruz bırakması kendi eliyle kuyusunu kazmasından başka bir anlam ifade etmiyor. Yaşam tarzına müdahaleden kaynaklı hak talepleriyle ilgili abd, ab, bm, ihm vb uluslar arası güçler ve kurumların uyarılarını ciddiye almaması kendisini iktidara taşıyanların eliyle uzaklaşmasını beraberinde getirecektir…

Did you like this? Share it:
Hîn tu şîrove giredayê gotarê nîn e
Bersivê bide vê şirovêye
Pêwîst e
Pêwîst e