Kurdistan: Hâlihazırda Bağımsızlaşıyor

kurdistan_CROPPEDSteven A. Cook.

Irak bölünecek. Bu hâlihazırda oluyor, fakat kimse tanımak istemiyor bu durumu çünkü kimse bu major Ortadoğu ülkesinin parçalara ayrılmasının sorumlusu olarak algılanmak istemiyor.

Irak’ın Kürt bölgesinin Irak olduğu hakkında söylenebilecek çok fazla şey yok. Erbil’in yeni uluslararası havaalanına vardığınızda, size Irak’a hoş geldiniz diyen hiç bir işaret karşılamıyor. Eminim ki havaalanın girişinde bir yerlerde Irak bayrağı vardır, ama ben fark etmedim. Benim fiilen Irak’ta olduğuma dair tek ipucu Kürt polis görevlisinin pasaportuma vurduğu ince harflerle yazan Irak Cumhuriyeti- Kürt bölgesi damgasıydı.

Kürtler dış işleri bakanlığına pratikte iki, belki de üç ama bu başka bir hikâye), bir orduya, iç işleri bakanlığına, istihbarat servislerine, bir parlamentoya, başkana, başbakana, yatırım otoritesine ve bir bayrağa sahipler.  30 yaşın altında hiç kimse Arapça konuşmuyor                 ( İngilizce en çok tercih edilen ikinci dil haline gelmekte), ve tanıştığım tek bir insan yok ki kendinin Iraklı olduğuna inanan. Neden inansınlar ki? Süleymaniye’den birini Basra’daki birine bağlayan genel kabul gören fikir nedir ki? Tek bir fikir yok ortaklaşmayı sağlayan.  Eğer Irak’ta son on yılda- ya da daha derinlikli son yirmi yılda- Kürtlerin sessizce, Anglo-Amerikan uçuşa yasaklı bölgesinde, bağımsızlığın kurum ve yapılarını Çöl Fırtınası operasyonundan sonra inşa etmeye başladıklarının biraz dikkatinde olan birine bu olanların hiç birisi süpriz gelmez.

Kürtlerin Irak’ın parçalanmasında sorumluluğu kabul etmeyen tek-tuk deklarasyonlarının “Özgürlük rüyası ve Birleşik Irak’ın Anayasal gerçeği ayrımına dair çok da inandırıcı olmayan savların ötesinde, Kürtlerin, özgürlükleri için şartların ve ortamın yavaşça olgunlaştığına duydukları inanç artmaktadır. Kürtler çok ciddi boyutlarda petrol ve gaz rezervleri ve bir o kadar ciddi miktarlarda, Türkiye’den, Körfezlilerden, Lübnan’dan, Mısır’dan, Amerika’dan, Avrupa ve Rusya’dan direkt yabancı yatırımlara ev sahipliği yapıyorlar. Örneğin, 1000 civarı irili ufaklı Türk şirketi Kurdistan bölgesinde faal halde. Kürtler, Ülker bisküvilerini hart hurt çiğniyor, gaddar yaz sıcaklarında Arçelik klimaları ile serinliyorlar, ve ben Türkiyeli Koç ailesinin Erbil civarındaki Divan Otelinde konakladım. Erbil’i biraz anlatmak belki iç karartıcı gelebilir ama kesinlikle gelişme patlaması yaşanıyor.  Erbil semalarında en sıklıkla görülen kuş, inşaat vincidir.

Kurdistan’da bu gayet iyi ve kombine ekonomik zamanlar, Bağdat’taki işlevsizlik ve sekter şiddetin bütün ülkeyi hırpalıyor olmasının da bir sonucu. Sadece gecen Pazar günü ( 27.10.13)  Bağdat’ın Şii çoğunluğunun olduğu bölgesinde 10 farklı bombalama eylemi en az 41 kişiyi oldurdu. Olum çanları 2006 seviyesinde olmasa da ona yakın çalmakta. Bunun kontrastında Kürt bölgesi son on yıl içinde sadece 3 bombalama eylemine sahne oldu. Son on yıl içinde en yakını 28 Eylül’de, ilk büyüğü ise 2007’de gerçekleşti. Buna ek olarak Kürtler ve federal yönetim- Erbil’deki görevliler merkezi yönetim teriminden güceniyorlar- her daim seçim kanunu, hidrokarbon kanunu ve Kürtlerin genel hazineden ne kadar alacakları- ki % 17 olması gerekirken her zaman daha azını alabilmişlerdir- üzerinde çatışma halindeler.  Bana söylendiğine göre, öte yandan, Erbil’de ve Bağdat’ta insanlar Birleşik federal Irak’ın politik ve ekonomik açıdan değerli olduğu bir kurgunun inşasına efor sarf etmeyi hayretle karşılıyorlar.

Kürtler kendi hedeflerini gerçek kılmadan önce, hala daha ciddi meydan okumalara da maruz kalıyorlar.

İlki Kerkük ile ilgilidir.  Merkezi yönetimin elinde olan bu anlaşmazlık şehrinin etrafında konuşlanıyor petrol zengini bölge, amma velakin, Kerkük’ün idaresi meselesi, çok güçlü bir milliyetçi olgu olarak süregidiyor. 1957, 1977 ve 1977’de nüfus sayımı yapılmış bu şehirde ve 1957’deki sonuçların en keskin ve gerçekçi sonuçlar olduğunda herkes hem fikir, kimse aktüel olarak şu an ki şehrin mevcut demografik balansını bilmiyor. 1980’ler ve 1990’larda, Saddam Hüseyin’in Araplaştırma uygulamaları sonucunda Arap nüfusunda patlama yaşanmıştı ve Kerkük’ün kültürel olarak Kürt olmaktan ziyade Türkmen olduğu iddiasındaki büyük Türkmen nüfusu da hala varlığını sürdürmekte. Eğer Kürt olmayan nüfus müzakere edilebilir kadar daha küçük olsaydı bile, Kerkük Bağdat’ın elinde kalmaya devam eder ve Kürtlerin Kerkük’ü varlığı gayet net görünen caydırıcı Peşmerge efsanesine rağmen zorunlu görünen güç kullanmadan ‘özgürleştirmelerinin’ bir yolu mevcut değildir.  En azından bir Kürt bana dedi ki, eğer diğer yerlerde çok fazla petrol ve gazımız olursa, gerçekten Kerkük’e ihtiyacımız yok. Söz konusu kişi kendi görüşünün çok da yaygın olmadığının da farkında.

İkinci olarak, Kürtlerin kendileri, iç politikada zorluklar yaşamaktalar. 1990’larin ortalarında yaşadıkları iç savaşın yaralarını sarıyor olmalarına rağmen, çok açık ki Kurdistan bölgesini kontrol eden iki parti; Kurdistan Demokratik Partisi (KDP) ve Kurdistan Yurtseverler Birliği (KYB) birbirilerini temkinli ve tedbirli bir şekilde gözlüyor. Kurdistan Yurtseverler Birliği, Süleymaniye’yi genişçe kontrol ediyordu lakin Goran (değişim) adındaki parti yakın zamandaki seçimlerde KYB’den daha fazla oy alarak etkisini kırdı. Kurdistan Demokratik Partisi ( KDP) Erbil, Dohuk ve diğer yönetim alanları üzerinde pratikte hala kilit bir güç ve Kurdistan bölgesini çoğunlukla Türk sınırına kadar yerleşik kalmasını sağlıyor.  KDP ve KYB koalisyon hükümeti oluşturuyor ama bakanlıklar arasında ve içinde parti üyelerinin ortaklıkları da hala devam ediyor.

Lakin, çok farklı ve dışarı vuran mesum değişikliklerde var. Erbil’de ki güvenlik kuvvetleri örneğin Süleymaniye’dekinden farklı üniformalar giyiyorlar, bu bir problem teşkil etmemekte ama benim üzerimde resmi- hükümet görevlisi olmayan Kürtlerin bıraktığı etkiye bakarsak, bu gruplar farklı ve rekabet halinde olan güç merkezlerine sadıklar.

Sonuç olarak,  Kürtler Irak’ın parçalanmasına hiç bir etkilerinin olmayacağında ısrar ediyor olsalar bile, diğerlerinin –özellikle de Birleşik Devletler’in- Kürt bağımsızlığının kaçınılmazlığı fikrini zorlayacak bir bakış açısından bölgeye bakmalarını istiyorlar. Şimdiye kadar gelişen politik nedenlerden ötürü Washington tek-bütünleşik Irak politikasında direnecektir. Bu, elbette gerçeklere uygun olmayan politikalar üretir, ama ne zaman Washington buna son vermiştir ki?

Benim en favori örneğim, Ankara ve Erbil arasında daha iyi ilişkiler kurulması için her iki tarafı cesaretlendirecek Amerikan çabasıdır. Çok uzun olmayan bir zaman diliminde, olayları ve bölgeyi gözleyenler, korkuyla Türkiye’nin, Kürt bağımsızlık ateşini söndürmek için Irak’ın bu bölgesini işgal edeceğini bekliyordu. Bu olası olayın önüne geçmek için Birleşik Devletler Ankara’yı Kurdistan bölgesine bakışını değiştirmesi için cesaretlendirdi ve 2008’den bu yana yukarıda Türkler, Kürtler ile ekonomik bağlarını güçlendirdiler. Bu muhteşem bir Amerikan diplomatik başarısı, sıra dışı ve biraz fazla bir başarı olarak görünüyor. Washington şimdi Türklerin Kürt petrolünü direkt Türkiye’ye aktararak Bağdat’ın kontrolündeki Kerkük-Ceyhan boru hattı anlaşmasını bozmasını istiyor. Neden? Çünkü Türk-Kürt ortaklığı Kürtlerin Bağdat’tan bağımsız hareket edebileceğini gösterecektir.

Kürt bağımsızlığına farklı ve birbirine benzemez meydan okumaların haricinde, Washington pozisyonu potansiyel bir engel değil, bir komplikasyon olarak duruyor. Şimdiye kadar Kerkük ve iç rakipleri için yapılan hesaplara rağmen olması çok muhtemel ki bir gün herkes uyanacak ve adına Kurdistan denilen yeni bir ülke olacak. Kürtler bağımsızlıklarını ilan etmek zorunda olmayacak, sokaklarda dans etmeyecekler, havai fişeklere veya malum’un ilanı gününe gerek olmayacak, öyle ki, ben eminim biri yakın gelecekte Kürt konsolosluklarında kendi ulusal günlerinin kutlamasına insanları davet edecek. Hayır, Kürt devleti sadece oluşagelecek, hâlihazırda olan da bu.

28 Ekim 2013

Haber Kaynağı : http://blogs.cfr.org/cook/2013/10/28/kurdistan-just-being-independent/?cid=soc-Facebook-in-Kurdistan_just_being_independent-102813

Çeviri: Peyamaazadi

Did you like this? Share it:
Hîn tu şîrove giredayê gotarê nîn e
Bersivê bide vê şirovêye
Pêwîst e
Pêwîst e