ÇIRA Kültür Merkezi’nde “1925 İsyanı’nda Azadî Örgütü” konulu seminer düzenlendi

Dicle Amedi/Amed

Diyarbakır ÇIRA Kültür ve Sanat Derneği’nde “1925 İsyanı’nda Azadi Örgütü” konulu bir seminer verildi.

Seminere konuşmacı olarak katılan Tahsin Sever 1925 Kürt isyanı ve isyanın yapısı ile ilgili bilgiler verdi.

1925 Kürt isyanında Kürdistan İstiklal Komitesi’nin rolü hakkında bilgiler veren Sever, bu örgütün daha çok kısa adı olan Azadi Örgütü olarak bilindiğini ifade etti.

Şeyh Sait İsyanı’nı Kürdistan İstiklal Komitesi’nin planladığını ifade eden Sever, Kürdistan’da, ittihatçılar tarafından organize edilen Erzurum Kongresi’ne de Kürtlerin katılmadığını vurguladı.

Konuyla ilgili bir kitap hazırladığını vurgulayan Sever kitabın yakın bir zamanda piyasaya çıkacağını söyledi.

Birinci Dünya Savaşı ve 17 Ekim Devrimi döneminde Kürtlerin durumlarına ilişkin kısa bir bilgi veren Sever; “Birinci dünya savaşı sona erdiği dönemde Kürtler çok örgütlü bir yapıya sahip değildi. İstanbul’da bir Kürt Tali Cemiyeti var, 1918’lerde. Daha öncede kurulmuş örgütler var ama bu örgütler daha çok kültürel çalışmalar yürüten kurumlardı. Bunların siyasal örgüt olma gibi bir fonksiyonları yok. Siyasal örgüt olarak baktığımız zaman ilk defa 1918’lerde kurulan Kürdistan Tali Cemiyeti’ni görüyoruz. Kürdistan Teali Cemiyeti İstanbul merkezlidir. Öncülük edenler daha çok Kürdistan topraklarında ailesel bağları ile kopan ailelerin çocuklarından müteşekkildir. Bedirxaniler var, Şeyh Zinan Şeyhleri var. Kısmen de olsa Kürdistan ile bağları olan Cemil Paşalar var. Bu derneği kuran ve yönetenler ağırlıkla bunlardır. Kürdistan ayağı yok mu? Var… Kürdistan örgütlenmesine baktığımız zaman, en dinamik örgütlenmesi Koçgiri ve çevresidir, bir de Diyarbakır ayağı var.

Kürdistan Teali Cemiyeti’nin zaafları var. Kürdistan Teali Cemiyeti kendi içerisinde siyasi talepleri doğrultusunda netleşmemiştir. Seyid Abdulkadir ile beraber hareket edenler, Kürt olmalarına rağmen biraz Osmanlıcıdır. Kamuran Bedirxan bir röportajında; “bir ayağımız Kürdistan’da bir ayağımız Osmanlı’da mevki sahibi olmak istiyordu” diyor o dönemi anlatırken. Böyle bir ikilem var. O yüzden o örgütlenme Kürdistan’a çok giremedi. Koçgiri’de isyan merkezdekilerin istememesine rağmen 1919’da başladı. 1920’lerde Kürdistan ile bağlar git gide zayıfladı.” dedi.

1920’den sonra Kürdistan’da Erzurum merkezli bir örgütlenmenin başladığını açıklayan Tahsin Sever,  bunun kuruluş tarihinin farklı kaynaklarda farklı şekilde verildiğini ifade etti.

Sever sözlerini şöyle sürdürdü; “tarihlerin değişik verilmesinin nedeni; Kürdistan İstiklal Komitesi’nin kuruluşunun illegal bir yapı olmasından kaynaklanıyor. Çok çekirdek bir yapıdır. Bunu Baytar Nuri 24 Kürt kahramanı diye telaffuz ediyor. Azadi örgütlenmesinin kurucusu Cibranlı Xalit Bey’dir, İhsan Nuri Paşa’dır, İsmail Hakkı’dır ve Erzurum Garnizonu’nda görev yapan, Diyarbakır garnizonunda görev yapanların ağırlıkla oluşturduğu bir örgütlenmedir.”

Kürdistan İstiklal Komitesi’nin “bağımsız Kürdistan” hedefiyle çalıştığını aktaran Sever, Kemalistlerin bunu bildiklerini ve olgunlaşmadan, erken başlamasını sağlamak için provoke etmeye çalıştıklarını söyledi.

Sever, Şeyh Sait İsyanı’nı Kürdistan İstiklal Komitesi’nin planladığını da ifade etti.

Şeyh Sait’in isyandaki rolüne de değinen Tahsin Sever İsyan koşullarını, yenilginin nedenlerini ve sonuçlarını özetledi.

Son yüzyılın Kürt tarihinin üzerinde çok oynanan ve çarpıtılan bir tarihsel dönem olduğunu ifade eden Sever, bunun nedeninin Kürtlerin kendi tarihlerini çok yazmamalarından kaynaklandığını ifade etti.. Daha çok batılıların, bazı yabancı tarihçilerin ve Türk tarihçilerinin yazdıkları kitapların piyasada bulunduğunu belirten Sever, bunlarında tarihi çok doğru yazmadıklarını söyledi.

3 Mayıs 2010

Did you like this? Share it:
Hîn tu şîrove giredayê gotarê nîn e
Bersivê bide vê şirovêye
Pêwîst e
Pêwîst e